Walcott, Fabregas, Arshavin ve Sagna. Bayram degil seyran degil, cicileri giymisler. Ogreniriz yakinda dertleri neymis.
13 Kasım 2009 Cuma
Hayrola Beyler?
Labels: Andrei Arshavin, Arsenal, Bacary Sagna, Cesc Fabregas, Theo Walcott
7 Mart 2009 Cumartesi
Wenger Kovulur Mu?

70 milyon teknik adama ev sahipligi yapan ulkemizde gipta ile seyredilen ender teknik adamlardandir Arsene. Ote yandan kariyerinin ortalarinda Turkiye ile yollari kesismis olsa mutlaka capsiz ve vizyonsuz diye kovulurdu, bundan adim gibi eminim. Adamin capini bizler gibi bir goruste cozemeseler de Emirates Stadi'ndaki Ingiliz taraftarlar da yavastan homurdanmaya baslamislar. Arsenal'in bugunlerdeki kisir futbolu ve kupasiz gecen senelerin birikimi Wenger'in Arsenal'deki mesruiyetini iyice sorgular hale getirdi. 2006'daki Sampiyonlar Ligi finali bile zaten organizasyonu Premier Lig yaninda Fortis Turkiye Kupasi gibi goren Ingilizler'i kazanilmadiktan sonra pek kesmedi (Rafa yatsin kalksin Istanbul'daki mucizeye dua etsin).
Oncelikle Arsenal orta sahasi Flamini gittiginden beri iyice direnc kaybetmis durumda. Ortada goze batan yeni transferler Nasri ve Arshavin yere yakin fines insanlari. Defans yetenekleri saglam omuz yiyince iki seksen yere serilmekten ibaret. Transfer cahili Besiktas bile devre arasinda Yusufla birlikte Ernst'i alirken Arsene hocaya "Arshavin'in yanindaki Ernst nerede?" diye sormaktan kendimi alamiyorum.
Transferde ikinci kil edici husus da guneydeki komsu Chelsea'nin har vurup harman savurdugu senelerde Arsenal'in mutevazilik takintisi, ustune de takimin dunya capindaki tek stari Henry'nin gonderilip, yerine isimsiz genclere yonelinmesi... Bu da kuzey Londra'daki taraftarlari azicik hakli olarak haset krizlerine soktu. Transfer konusu acikdikca Arsene'in burnunun dikine gitmesi de cabasi.
Ek olarak takimdaki genel disiplinsizlik ve de lider figur eksikligini ise artik tekrar tekrar dillendirmeye gerek yok zannimca...
Ayni serzenisleri Telegraph'tan Alan Smith'in soru cevap halinde yazdigi yazida gelen son soru "Sampiyonlar Ligi vizesi cikmazsa Arsene kovulur mu?". Smith'in cevabi "yavas", ama sonunda da ekliyor: Bu duzen bir sene daha giderse ne olur bilemeyiz. Evet, Arsenal onumuzdeki sene Sampiyonlar Ligi'ni haricten seyredip iceride de ayni direncsizlige devam ederse, dusunulemez durum gercek olur ve Arsenal yonetimi "Wenger'in arkasindayiz" aciklamasini yapar gibime geliyor.
Labels: Andrei Arshavin, Arsenal, Arsene Wenger, Samir Nasri
2 Şubat 2009 Pazartesi
Oh be...

"En kotu saklanan transfer sirri" en sonunda hayat buldu...
Andrei Arshavin, Arsene'in Arsenal'ine bugun itibariyle transfer oldu. Nuh'cu Zenit, en sonunda Andrei'yi paslandirmak yerine, 15 milyon'u kasasina koymayi tercih etti...
Fabregas'in sakatliginda, Rosicky'nin eksikliginde orta sahanin dinamosu olacagi kesin... Onlar dondukten sonra da is yapar suphesiz...
Andrei ile yapilan bir roportajdan ufak not: Barcelona taraftari olan kardesimiz, yillarca Football Manager (veya gonullerdeki adiyla CM) oynamayi pek sever; her seferinde de Barca'yi secermis... Severim seni Arsho...
Not: Zenit'ten ayrilacak bir sonraki isim buyuk ihtimallde Danny olacaktir... Buyuk ihtimalle Manchester yolunu tutar...
Labels: Andrei Arshavin, Arsenal, Arsene Wenger
17 Aralık 2008 Çarşamba
Sahi bir Arshavin vardi, ne oldu?
Labels: Andrei Arshavin, Roman Pavlyuchenko, Rusya, Zhirkov

