Yusuf Simsek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yusuf Simsek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mayıs 2009 Pazar

15 dolarlik mac


Bilen bilir - en zor huylarimdan biri en sacma seyin bile bana "ozel" gelmesini istemem... Hani aslinda "sen de herkes kadar ozelsin" bu sacma sapan duyguma verilecek en guzel cevap ama, ben yine de bir seyler oldugu zaman ucundan kiyisindan aidiyeti yasamayi da ariyorum...

Bu terapik girisin bir anlami var elbet: bugunku mac benim icin iki (belki uc) acidan cok keyifliydi...

1. Besiktas sampiyon. Evet buyuk konusuyorum.
2. Daha gelmeden kendisine guzelleme yazmistim. Geldikten hemen sonra da ne kadar sevindigimi... 2003'te Sergen sampiyonlugu getirdiginde arkadaslara diyordum, 'keske bu sefer de Yusuf atsa, sampiyonluk oyle gelse' diye... Kalbim temizmis.
3. Sene basinda Magripli ile iddiaya tutusmustuk. Besiktas ile GS arasindaki puan farkini 5$ ile carpacak, ustte olan takimin taraftarina verecektik. 15 dolarlik bir mac izledim bugun. Mac sonrasi mangaldaki etler Magripli'denmis meger...

Allah keyfimizi bozmasin...

PS: Sevgili kitle - yorum yazin arada bir, opuyorum, tsk kib bye...

4 Nisan 2009 Cumartesi

Yusuf Simsek ve Kara Panterler


Yusuf'un kupada attigi golde de dikkat etmistim ancak ilk defa gordugum icin es gectim. Bugun de golden sonra yumrugunu kaldirinca bilincli bir hareket oldugunu anladim. Yusuf kuvvetle muhtemel kendi capinda bir gol sonrasi imzasi yaratmis. Hareket sade ama bir o kadar da carpici. Ister istemez de 1968 Olimpiyatlari'nda spor tarihine damgasini vurmus su olayi hatirlatiyor:

200 metre finalinde dereceye giren iki ABDli atlet o zamanlar ulkelerinde siyah haklarini tatli sert savunanlarin kullandigi "black power" selamini veriyorlar. Ancak fotograftaki en ilginc oyku belki de onlerindeki adam Peter Norman'a ait. Avustralyali atlet madalya seremonisi oncesinde bakiyor ki Amerikalilar bir seyler pesinde. Siyah eldiven takilmis sag eli kaldirarak verilen "black power" selamini sergileyeceklerini anliyor ama sorun su ki Amerikalilar'dan sadece birisi eldivenlerini getirmis. "Biriniz sag elle digeriniz sol elle verin selami" diye verdigi tavsiye Amerikalilar'in aklina yatiyor ve yukaridaki sahne ortaya cikiyor. Mini eldiven krizini cozerken o zamanlar dunyayi karistiracak hareketin onundeki son engeli kaldirdigini biliyor muydu acaba? Norman ek olarak seremonide giydigi esofman ustune Amerikan kurek takimindaki bir sporcudan odunc aldigi "Olimpik Insan Haklari Projesi" armasini takarak arkasindaki protestoya destegini acikca belli etmisti.

Ceketteki armanin faturasini Norman ulkesine donunce cok agir oduyor. Siyasi bir sembol olarak algilandigi icin medya ve olimpik yetkililer agir elestirilerde bulunuyorlar. 1972 secmelerinde iyi bir derece yapmasina ragmen olimpiyatlara goturulmuyor. Hatta Sydney 2000 Olimpiyatlar'inda dahi ulkesi tarafindan hicbir organizasyona davet edilmiyor. Bu vefasizligi goren Amerikali'lar Norman'i oyunlara kendi davetlileri olarak cagiriyorlar...

Asagidaki fotografta San Jose State Universitesi'nde olayin anisina dikilmis heykel gorunuyor. ABDli atletlerin hareketine destek cikmak isteyen herkes oraya ciksin diye Norman'in podyumu bos birakilmis. Hayatini degistiren olaya dair heykelde kendisinin yok sayilmasi Norman adina guzel bir jest mi yoksa talihsizlikler silsilesinin son halkasi mi bilinmez...

Yusuf diye baslamistik. Sormak lazim: Hepimiz Etoo muyuz Yusuf? Belki de Yusuf cocukken zencidir. Bir yerlerden fotografini bulur cikartir.

9 Ocak 2009 Cuma

Baska bir sey dileseymisim....


Klisenin kralidir... "Baska bir sey dileseymisim olacakmis..." O senin zaten kafana en cok yatan, en makul seyi istiyor olmandan kaynaklanmasin? 

Yusuf Simsek guzellemesini yazdiktan bir iki gun sonra, hic hesapta yokken, Yusuf'un Besiktas'a imza atmak icin Istanbul'a geldigi yazilir cizilir oldu... 

Modern zaman para birimi olan "genc oyuncu"lardan 2 tane kullanmis Besiktas bu transferde... Biri net katkisi 0 olan Tuna; digeri ise benim Besiktas takiminda en begendigim 3-5 adamdan biri olan Aydin Karabulut... 

Magripliye gore Karabulut'u 500 bin'e geri alma sarti "kolpa" - ama eger Demiroren elindeki en yetenekli topculardan birini Yusuf icin harcadiysa, elveda ay elveda feza...

4 Ocak 2009 Pazar

Son mohikan


Uzun saclari, sigara icisi, umursamaz abi tavirlari, yumusak bilekleri, ince paslariyla 80ler futbolcusunun son temsilcisi Yusuf... 

Bana futbolu sevdiren o jenerasyondan aldigim tadi bir de Sergen'den (hadi, Hagi'yi de katalim) aldim bugune dek... 

Yusuf da birakinca, atletizme donecek su guzel oyun, ona yanarim... 

Trabzon isi oluyor gibi diyorlar, eh yakisir abime...

16 Aralık 2008 Salı

Emre-ciksin...


Arkadas, su 1934 yili ne cetin yilmis; ne ters zamanda cikmis soyadi kanunu...

Hayir, Emre de, tamam; Emrecik olur, sirin; ama bir de cumle kurup Emreciksin demeye ne luzum var arkadas?

Konuya gelecek olursak; son zamanlarin parlayan sag acigi Gokhan Emreciksin, 2 milyon Euro bonservis karsiligi devre arasinda Fenerbahce'ye transfer olacakmis...

Takimda Deivid, Kazim, Burak gibi sag acikta oynayabilen oyunculari olan; en buyuk eksigi gobekte olan Fenerbahce'nin, Gokhan'i ne yapacagini bilemiyorum... 15 senede bir Tuncay cikaran Fenerbahce; arada nice Tarik Dasgun'ler; Ali Nail'ler; Yusuf Simsek'ler harcadi...

Kuram degil, olsa olsa korelasyondur diyip geciyorum...