Mustafa Denizli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mustafa Denizli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Haziran 2010 Çarşamba

Allaaaaaaaaaah....

Iki gun once kulube yakin bir arkadas diyordu, "Denizli gidecek, yerine Schuster gelecek" diye...

Bernd'i aslinda teknik direktor olarak cok sevmem... Alman'larin Ersun Yanal'i; lakin Mustafa Denizli Besiktas taraftarinin gitmesini istedigi 3'lunun diregi (Yildirim Demiroren ve Nobre diger 2si)...

Bugun gelen haberlere gore, Denizli'nin takimla ilisigi kesilmis... 

3'un 1'i gitti...

Darisi kalanlarin basina...

21 Nisan 2010 Çarşamba

Feerpiley


''Fair play tablosu vardı. Beşiktaş da bu tablonun zirvesindeydi. Bu gerçek bir tabloydu. Şimdi bu tablonun başında değilsek, bunun sebebi kesinlikle benim futbolcularım değildir''
- Mustafa Denizli

9 Nisan 2010 Cuma

Bakisina senin...


Milyon eurolari gorunce o gozler faltasi gibi aciliyor haliyle...

Mutsuzum Besiktas'in basinda Denizli varken... Bildigin mutsuz...

24 Ağustos 2009 Pazartesi

Edebiyat: 10. Matematik: 10. Ukalalik: 10. Mantik: 1.



''Bu eleştirileri yapanların bildiği kadar, benim unutmuşluğum var. Kargalar bana kılavuzluk yapamaz. O zaman burnumuz kötü yerlere gider. Kargaların çeşitleri vardır; leş kargaları vardır, kılavuz kargalar vardır. İkisinden de hayır gelmez''

"Simdi 7 puanda olsaydik kimse ulemalik taslamayacakti"

''Her şeyi değerlendiririz. Hayatımız boyu her fikre açık olduk. Kimse bize akıl vermeye, yol göstermeye çalışmasın''

- Mustafa Denizli, bugunku basin toplantisindan

22 Ağustos 2009 Cumartesi

Geldigin gibi git Mustafa


Ertugrul Saglam kovuldugunda takim ligde namagluptu...

Sampiyon olurken bile kotu bir oyun oynuyordu Besiktas...

O igrenclik mide bulandirici boyutlara geldi...

Sen guldukce bizim icimiz eziliyor birader, birak eziyet etmeyi, sampiyon olmus takimin "yorgun" hocasi olarak ayril su sahalardan...

Git kendine fazla kufrettirmeden.

Bonus: Demiroren, bir de senin geldigin gibi gittigini gorsek... Holosko dursun hesabi...

26 Mayıs 2009 Salı

Luxemburgo For the Win

"3 buyukleri sampiyon yapan ilk teknik adam" tanimi fazla kolay gelmis olsa gerek ki basinimiz Mustafa Denizli'ye yeni rekorlar bulmak pesinde. Bunlardan en cok bahsedileni: bir ligi 3 farkli takimla kazanmak. Biraz zorlama bir rekor pek tabi (zorunlu bkz. fenerbahce kirmak uzereyken tanimlanan rekorlar). Dunyada farkli ligleri 3 takimdan fazlasiyla bile kazanmis teknik adamlar var (en basitinden Gerets ve Luce). Mevzubahis rekorun kriterleri ile biraz arastirdim ve telsizlerin efendisi Vanderlei Luxemburgo'yu buldum. Brezilya ligi'ni Palmeiras, Corinthians ve Cruzeiro ile kazanmis. Mutlaka baska teknik adamlar da vardir ama 1 ornek yeterlidir. Mustafa hocam kusura bakma. Senden daha kismetli bir kul ermis bu rekora.

16 Mart 2009 Pazartesi

Pil pirt


"Düşüncem yok, dileğim var. Hamburg'un, pılı pırtısını toplayıp gitmesi dileğim"

Mustafa Denizli, 16 Mart 2009, Galatasaray'in Hamburg ile oynayacagi UEFA kupasi hakkinda "dusunceniz nedir?" sorusuna cevaben...

28 Şubat 2009 Cumartesi

Bu da insan birader...


Gecen Haftasonu bolumlerinden birinde yazmistim...

Bir oyuncu tek bir mac icerisinde sol bek, sag bek, on libero, forvet arkasi, sol kanat ve sag kanat oynayamaz arkadas...

Bunu ne bunye kaldirir, ne sinir sistemi...

Yarin obur gun, Fabian "yapmiyorum arkadas" derse; en basta Mustafa Denizli olmak uzere; kimsenin "aman" deme hakki yoktur...

Yazik yahu, bu da insan...

25 Şubat 2009 Çarşamba

Efsaneliğin Eşiğindeki Üç Adam


Daha köprünün altından çok su akacak ama Galatasaray ve Fenerbahçe kendi bacaklarına sıkmaya devam ettikçe yukarıdaki üç isim şampiyonluğa bir adım daha yaklaşacak. Hepsinin de ortak özelliği kazanacakları şampiyonluğun kendilerini efsane konumuna getirecek olması. Bülent Uygun ligin 5. şampiyonunu çıkarabilir, Ersun Yanal Trabzon'u yıllar sonra şampiyon yapabilir, Denizli 3 büyüklerin hepsine ipi göğüsleten ilk hoca olabilir. Peki Galatasaray ve Fenerbahçe'nin olmadığı bir yarışta kazanılan bu başarı içe siner mi? Tek takım yürüse sinmez derdim ama 3 takım birden yarıştığına göre ismin önemi yoktur. İyi olan kazansın.

Anket her zamanki gibi sayfanın doksanında. Benim oyum Yanal'a.

17 Şubat 2009 Salı

Guus - Mustafa tandemi


Iki forvet mi, tek forvet mi; 442 mi 433 mu tartismalari bir tek bizim memlekete mahsus degil tabi...

Guus goreve geldiginden beri merak edilen husus, sene basinda formda olan Anelka ile; sakatliktan donen Drogba'dan nasil yararlanacagi...

Antremanlarda ikili forvete yer vermis Guus...

Darisi bizim Mustafa'nin basina...

30 Ocak 2009 Cuma

Kot ustu...


Seric geldiginde "Panathinaikos Taraftari vs. Sinan Engin" polemigi olusmustu... Bir tarafta "Kardes Turkler" diye bayram eden Yunan tarafi; diger tarafta "Kariyerine bakin, Maradona gibi topcu" diyen Sinan...

Saf Besiktas taraftari "Belki bu sefer Sinan haklidir be" bekleyisi ile, bu koltuk isiticiyi beklerken; digerleri "bari buna cok tazminat verilmese" diye risk minimizasyonunu dusunmeye baslamisti bile...

Sonuc itibariyle, Seric'in kontrati iki tarafli fesh edilmis bulunmakta... Bu formayi en uzun sure kotun uzerine giymis olmasi da, bu guzide takimin transfer politikasini en iyi sekilde anlatan durumdur...

Beklenen isim: Fabian Ernst...

Ikinci yari ile birlikte daha geleneksel bir taktige donecegi tahmin edilen Mustafa Denizli; iki on liberosunu buldu bile...

Sene basindan beri ozlemle bekledigimiz 4-2-3-1'i gormek dilegiyle....

7 Ocak 2009 Çarşamba

Cagdisi yenilik...


Derwall'e sabah aksam duacidir Mustafa Denizli... 

GS ile yasadigi ilk sampiyonlugu onun yardimcisiyken, ikincisini onun kurdugu kadroyla yasadi... Ucuncu senesinde icerde kotu, disarda iyiydi... 2000/01'deki Yildirim destekli Fenerbahce basarisindan baska cokca metal basarisi da yoktur... 

Simdi, yerel lig haricinde herhangi bir takima taktik vermemis ben, "Mustafa Denizli diplomasini yirtsin" temali aptalca bir serzeniste bulunmayacagim... 

Yalniz, oynattigi "degisken stoperli", "kurgusuz orta sahali", "bes atak alti defans" taktigini "yeni", "atak" ve "hucum futbolu" olarak yorumlayan futbol ulemalarina selam etme hakkini kendimde sakli buluyorum...

50'lerin yildizlara dayali futbolundan sonra, 60'larin Catenaccio'su sarmisti futbol alemini... 

60'larin bu duvarini yikan, Michels tarafindan bulunan, Kovacs tarafindan mukemmelestirilen "Total Football" olmustu... 70'lerin Ajax'i ve Hollanda Milli takimi, temelde takimin bir butun olarak hareket etmesini ongoren Total Football'i sahaya yansitmis, hatta Michels bunu Barcelona'ya da tasimis, bugun o hayrani oldugumuz Ispanyol ekolunun olusmasina on ayak olmustu...

80'lerin sonu ve 90'larin basinda tekrar yildizlara dayali bir futbol anlayisina donulusu izlerken; 2000'lerde moda "cift on libero, tek forvet" gibi aslinda o guzel oyunu langirttan farksiz hale getiren pis deyimler oldu.

Mustafa Denizli'den geldik, ordan devam edelim... 

Bizdeki ulemalar, Denizli'nin oynattigi sacma sapan futbola "yenilikci, hucum futbolu" gibi sifatlari uygun goruyorlar... 

Kendi oyuncusunun bile anlamadigi, 3 stoperden bozma adamin yaninda sag ayakli bir sol bek, forvetten bozma bir sag kanat, iki on libero, iki dolasan oyuncu, bir de kisa boylu pivot forvetten olusan "taktigi" ile kagit uzerinde de sahada da basarisiz islere imza atiyor...

Atiyor da, bizim memlekette anlamadigini ya dibe sokan ya goge cikaran vardir... 

Uzayli gorunce tas atan, aslan "Allah" diyor diye tapan insanlarin oldugu sevdigim memleketimin eli kalem tutani da farkli degil...

30'larin, 40'larin futbolcularinin anilarini okuyun... Modern futbolda antrenorun "idman yaptiran"dan - "taktisyen"e gecisinin daha emekleme safhalarinda olan bu donemde, Denizli'nin oynattigi futbolu goreceksiniz... 

Ayagi top yapan iki dolasanin yaninda bir golcu, ardinda amaclari topu o ucluyle bulusturmak olan 7 kisinin oynadigi top 50'lere kadar oynanan toptu... 

Bugun "cagdas" dedigimiz futbol bundan farkli... 

Artik stoperin "top yapabilmesi" ekstra degil... On liberonun oyun kuramayani stoper bile olamiyor (Makalele tipinden Xavi tipine gecis ne de cabuk oldu)... Kolektif oynayamayan takimin uzun vadede basarisi olamiyor (bkz: Real vs Barca; Chelsea vs Manchester; Inter vs Milan). 

Hal boyleyken, bizim "cagdas futbol" 70'lerin Total Football'indan cok da farkli degil... 

Yani cagdaslik 30 yil oncesine donerek mumkun olmus bugunlerde... 

Saati geri saran Denizli de aslinda dogrusunu yapiyor; yalniz, hizini alamamis olacak ki, fazladan bir 30-35 yil sariyor... 

2-3 adama bel baglayarak, bloklari birbirinden uzak tutarak, defanstan supriz cikislara umut baglayarak oynanan maclar, ancak Di Stefano'ya sahipsen gunu kurtariyor... 

Nobre'yle degil... 


18 Ekim 2008 Cumartesi

Mukemmel!


"MUSTAFA Denizli, şimdiye kadar her önemli maçtan önce oynamayı alışkanlık haline getirdiği ve kazandığını söylediği sanal maçlarda ilk kez yenildi. Denizli, "Bayer Leverkusen ile kafamda sanal maçlar yaptım, fark yedim" dedi."
Mustafa Denizli'nin Milliyet gazetesinde yer alan 2001 tarihli roportajindan...

Not: Fenerbahce, Leverkusen ile oynayacagi 2 maci da 2-1 kaybedecekti... Ilk macta gollerden birini henuz 25 yasinda olan Michael Ballack atacakti.

2. Not: Sag doksana anketi caktik... Bekleriz...

9 Ekim 2008 Perşembe

12 vs 48


West Ham United. 

Siradanin siradani bir Ingiliz takimi... 

Halbuki, cok keyif aldigim bir ozellikleri var. 

107 yillik tarihlerinde, yeni antrenorleri Gianfranco Zola dahil, sadece 12 antrenorle calismislar. 

Mustafa Denizli, 97 yillik Besiktas futbol takiminin 48. antrenoru... 


8 Ekim 2008 Çarşamba

Mustafa Denizli sampiyon yap bizi...


Korktugum oldu... Takimin basina, futbol bilgisine hic guvenmedigim, takimlarina uzun vadede hic bir sey katmayi beceremeyen Mustafa Denizli getirilmek uzere...
Her takimda 2-3 sene duran, yaratici oyuncularina bel baglayan, o oyuncular formsuz olunca takim halinde coken oyunlarin yaraticisi ile, Delgado'dan baska yaratici oyuncusu olmayan, fiziksel ustunluk ile is yapabilecek Besiktas nasil uyum saglar bilemiyorum...
Kahirdan, cileden bittik be arkadas...

16 Ocak 2008 Çarşamba

Ucan ikinci Turk: Amigo Orhan



Magripli gonderdi bu video. Yoruma gerek yok...