
Almanya gibi ağır tutucu ülkeler başta olmak üzere, yabancı ülkelerde yaşayan etnik azınlıklar genelde ikinci sınıf adamdan sayılır. Deplasmandaki bu azınlıklar kendi ülkelerinde ise her zaman ortalamanın üstünde saygı görürler. Türkiye hariç. Ben "gurbetçi" ya da "alamancı" terimlerinin cümle içinde olumlu manada kullanıldığına daha rastlamadım. İş böyle olunca ancak Bundesliga'daki takım kadrolarına bakarken aklımıza getirdiğimiz bu kitlenin bir mensubu, Alman Milli takımını seçince pek de hayretler içinde olmamamız lazım.
Mesut kendisini besleyen eli ısırmayarak son derece onurlu davranmıştır. Kabul edin ki adamı iki sene öncesine kadar Türkiye'de tanıyan tek bir futbolsever yoktu. Yok antrenörler ümit milli takıma çağırmış da gelmemiş safsatalarını geçiniz. Alman ve Türk milli takımları arasında yıllardır oyuncu sobeleme yarışını bilmesek inanıp ayıplayacağız çocugu. İki ülkenin de alt ligleri bir kereye mahsus göstermelik milli takımlara çağrılan Türk gençleri ile dolu.
"Alman Milli takımında bir kere, Türk Milli takımında bin kere" kaleminde söylemleri okudukça kendi milli takımımızı ciddi bir şekilde hafife aldığımızı düşünüyorum. Geleneksel olarak Almanya'nın iyi yetiştirdiği santrfor, stoper ve kaleci mevkileri dışında Türk oyuncuların genel kalitesinin Almanlar'ın kesinlikle altında olmadığını iddia ediyorum. İleriye dönük orta saha mevkisinde dünü bugününü tutmayan Ballack'ın senelerdir ağzının içine bakan Almanlar'ın aslında tam aradığı adam Mesut. Sözün özü; Mesut bu performansını koruduğu sürece dünyada direk oynayamayacağı milli takım sayısı çok çok az ve Almanya bunlardan birisi degil.
Son olark Mesut'un seçimini halen ayıplayanlarımız varsa, demokrasinin tükenmeyen çarelerine başvurmalarını öneriyorum. Mesela kısa zamanda Alanzinho'yu Türk yaparız. O da ilk milli maçında Mesut'un önce sağından atıp solundan geçer sonra da bacak arası çalımla haddini bildirir densizin. Biz de YouTube'a koyar izleriz.
10 Şubat 2009 Salı
Benim de Soyleyeceklerim Var - 2
Labels: Almanya, Gurbetci, Mesut Ozil, Milli Takim
9 Ekim 2008 Perşembe
Oezilmis meger adi...
Labels: Almanya, Mesut Ozil, Milli Takim
10 Eylül 2008 Çarşamba
Yine dellendi
Labels: Belcika, Fatih Terim, Milli Takim
25 Haziran 2008 Çarşamba
Rustu Recber
Yari finalin faturasini haksizca Rustu'ye kesmeyelim. Ozellikle Cech'in dusurdugu Hamit'in ortasina piskin piskin ovguler duzen basin, Rustu'nun yanina kesinlikle yaklasmasin derim.
Rustu Hirvat macinda cok mantarca bir hata yapti ve az daha turu orada birakiyorduk. Ama yukaridaki pozisyonda Rustu'nun ne kadar hatali oldugunu ben herkesle tartisirim arkadas. Yan topta zayif olan kalecilerin en buyuk hatasi tereddut etmektir. Rustu tereddut etmedi. Bakti, alacagina kanaat getirdi ve firladi. Ikinci olarak iddia ederim ki kale dolu olsa bile Klose'nin o kafa kolay kolay cikmaz. Bos kaleye gidince pek dikkat cekmese de herif muthis basti kafayi. Benim o pozisyonda icime tek sinmeyen nokta Rustu'nun bir ihtimal Klose'ye rahatsizlik verecek olan Mehmet Topal'i bozmasidir. Ama Topal'la iki aydir biz degil Rustu antremana cikiyor. Mehmet'in Klose'ye yetisemeyecegini dusundu ve tekrarlardan izledigim kadariyla Mehmet hakkaten pek yetisecek gibi durmuyor.
Hepsini geciyorum. Rustu Milli takimin tarihinin en buyuk basarisinda bas rol oynamis adamdir. 2002'de en degerli kaleci odulunu maalesef biraz politik nedenlerden Kahn'a kaybetti. Hakkinda olumsuz konusmadan once on kere dusunup tek tek konusmak gerekir.
Labels: Euro 2008, Milli Takim, Rustu Recber
20 Haziran 2008 Cuma
Ulan
"bu seferlik karin agrisi yapmadan adam gibi turu gecelim..." yazmistim gecen hafta Cek macindan once. Yok boyle bir olay. Hakikaten yok.
Labels: Euro 2008, Milli Takim
16 Haziran 2008 Pazartesi
Macin Oteki Fotosu
Ahmet Cakar Koller'in rol yaptigini iddia ederek kirmizi karti haksiz buluyor. Koller kendini kolay birakmis olabilir, cunku yapmasi gereken oydu. Oyuncu degisikliklerini bitirmis rakibin kalecisi keriz gibi gelip iki elimle gogsumden iterse ben ters parende atarak yere duserim. Benzerlerini Rivaldo da yapti, Mondragon hatta centilmen bildigimiz Popescu bile cok kritik noktalarda rakibin anlik zaaflarindan yararlandilar.
Yalniz yanlis anlasilmasin. Volkan'inki anlik zaaf degil. Bir insan ayni salakligi uc ay farkla iki ust duzey macta tekrarlamaz. Malum macta Lincoln haksiz yere atildi akabinde basinimiz Volkan'i kurtarmak icin dansoz gibi kivirdi. Sonucunda Volkan'in nasil deluzyon icine itildigi kirmiziyi yedikten sonra hala hakeme uc kurusluk Ingilizcesi'yle Koller'in kufur ettigini dolayisiyla itmesinin hakliligini anlatmaya calismasindan bellidir. Fenerbahce'ye bir o kadar da Milli Takim'a yaniyorum. Cunku memlekette kapi gibi vasfindaki tek kalecimiz hala Deliyurek mentalitesinde tribunlere oynuyor.
Labels: Euro 2008, Milli Takim, Volkan Demirel
11 Haziran 2008 Çarşamba
Penalti

Klasik Turk aliskanligi olarak yine isimizi son maca ve bir suru hesaba biraktik. Baska turlusu bize yakismazdi zaten. Cekleri yenersek geciyoruz. Beraberlikte ne olacak? Attigimiz ayni yedigimiz ayni heriflerle. Averaja bakilir diyen Erzik reise selamlar.
Uefa turnuva kural kitapcigindan:
7.08 If two teams which have the same number of points, the same number of goals scored and conceded play their last group match against each other and are still equal at the end of that match, the ranking of the two teams in question will be determined by kicks from the penalty mark...
Onemli kelimeyi bold ile isaretledim. Penalti atilacak. Ceche karsi. Volkan da iyidir ama ben yine de bu seferlik karin agrisi yapmadan adam gibi turu gecelim derim.
Labels: Berabere, Beraberlik, Cek Cumhuriyeti, Euro 2008, Milli Takim, Petr Cech, Son Mac
9 Nisan 2008 Çarşamba
ABD'nin altina inmek

Bu aralar ABD milli takimi bir iki mac yapiyordu, fena da oynamadan kazandilar...
Lakin spor halen ilgi gormuyor Amerika'da.
Misal bugunku sahane Manchester - Roma macini sirkette Avrupalilar disinda izleyen pek yoktu...
Ben bakiyorum diye eklenti olan arkadaslar "hakem niye duduk caldi, cocuk gidiyordu"; "penalti nedir"; "yan hakem niye bayrak salliyor" gibi muhtesem sorularla eslik ediyorlardi ESPN spikerlerine...
Bu sinir harbi icinde o super mactan bile dogru durust keyif alamadim...
Velhasil, bizim milli takim, ulkenin bir numarali sporun uluslararasi temsilcileri, FIFA siralamasinda 5 sira birden duserek 23. siraya gerilemis...
Futbolun, beyzbol, amerikan futbolu, basketbol, buz hokeyi, bilimum kolej sporlari ve hatta golften sonra geldigi Amerikaliarlin milli takimi 21. sirada...
Labels: ABD, FIFA, Milli Takim
26 Mart 2008 Çarşamba
Beyaz Rusya'ya gitmeyenler...

Bizim yillarin eskitemedigi muzmin ogrenci bir onceki postta agirdan giydirmis bana...
Fatih Terim'in cagirdigi, ne idugu belirsiz kadroda, Fenerbahce'den iki oyuncudan fazlasinin yer almayacagini soyledim...
Fatih hoca bunu okumus olacak ki, 12 dakika kala Gokhan'i oyuna alarak, Fenerlileri ucledi...
Cagirilan 6 Fenerliden 3'u Belarus'u gormus oldular, Minsk'i tanimis oldular. O da bir sey...
Hos, mac geldi gecti, Terim yine ozel macta kazanamadi; ama benim anlamadigim, bu mac niye oynandi arkadas?
Hocanin Tuncay, Nihat, Tumer, Servet ve Aurelio'yu izlemeye ihtiyaci mi vardi?
Hoca gercekten Rustu, Volkan, Serdar, Orkun, Hakan, Ozden'den once Tolga'yi mi dusunuyor Euro 2008 icin?
Sabri, Hakan Balta, Gokhan Unal, Arda, Gokhan Gonul, Serdar Ozkan gercekten denenmesi gereken oyuncular mi?
Ha...
Arda sakatlanmis...
E ne olacagiydi?
Labels: Arda Turan, Fatih Terim, Milli Takim
-6 Derecede Kac Dakika?
Milli oyuncularimizin bugunku macta oynadiklari surelerin uc buyuklere gore toplamlari:
Galatasaray: 338+5 (Servet 90, Hakan Balta 90, Mehmet Topal 90, Sabri 68 + Arda 5)
Fenerbahce: 102 (Aurelio 45, Gokhan Gonul 12, Selcuk Sahin 45)
Besiktas: 61 (Serdar Ozkan 61)
Sampiyonluk yarisindaki 3 takimdan sadece Galatasaray'dan 90 dakika oynayan oyuncu var. Bir tane de degil uc tane. Yedekten giden iki oyuncudan biri de bes dakikada sakatlandi. Sistem oturtma maci olsa anlayacagim misal Topal'in 90 dakika kosturulmasini, ama o da degil. Corba gibi bir aday kadrosu ile cikilmis bir mac. Yani resmen adam deneme maci. Umarim iyice denemistir Topal ile Servet'i Fatih hoca.
Ote yandan Fenerbahce'den ikiden fazla oyuncu (3) forma giyerken Besiktas'tan ikiden az oyuncunun (1) forma giymesi dikkat cekti (bkz. alttaki post).
Labels: Besiktas, Fenerbahce, Galatasaray, Milli Takim
25 Mart 2008 Salı
Giderayak

Aziz Yildirim sponsorlugunda kurulan Hasan Dogan federasyonu; bugun basinda "Haluk Ulusoy federasyonunun giderayak attigi bir kazik yuzunden burdayiz" tadinda aciklamalar yapmis...
Onu bunu bilemem...
Lakin, bu havada oraya giden topcular donuste sakat gelirlerse, hesabini Haluk'tan degil, Hasan'dan sorarlar onu biliyorum...
Yarinki macta 2'den fazla Fenerbahce'li kadroya girerse, gercekten supriz olur...
Labels: Federasyon, Hasan Dogan, Milli Takim
24 Mart 2008 Pazartesi
Hocam, dislere dikkat...

Fatih hocayi milli takimin basindayken seviyorum. Kulup takimlarindayken yildizim barismiyordu; ozellikle o bol grili, puslu, karanlik donemde...
Efendim; hocanin seneye EPL'e gideceginden bahsediyordu bizim basin... Chelsea'ya kadar vardi hatta isin ucu...
Benim dikkatimi ceken baska bir sey... Ingilizler'in dis hijyenine onem vermedigi, populer kulturde sikca temas edilen bir noktadir. Su kareye bakilirsa, Fatih hoca simdiden uyum saglamis Ingiltere'ye...
Yuruyedur hocam...
Labels: Dis hijyeni, EPL, Fatih Terim, Milli Takim
Yeni formalar ve kalin bel

Milli takimin yeni formalari tanitilmis bugun. Beyaz gogus bantli kirmizi forma gayet keyifli bir retro forma olmus. Sevdim.
Turkuaz'a gelince, evet Turk'un rengidir, amenna, lakin forma cirkin birader. Beyaza yakismamis...
Onlari gectim de...
Bizim milletin fizigine boyle dar kesim, vucuda yapisan forma yakismiyor birader. Arda ve Gokhan'daki bele bak...
Asagidaki fotograf, Italyan dar kesim formasi icinde Totti... Daha mi yakisiyor ne?
Labels: Arda Turan, Gokhan Unal, Milli Takim, Moda, Turkiye
21 Mart 2008 Cuma
Cuvaldizi kendine...

Zico efendi buyurmus: "Semih Turk Milli takiminda ilk 11'i hakediyor" diye...
Sen degil misin arkadas, kendi takiminda tatli su forveti Kezman'i ilk 11'de oynatan?
Hos Zico da hakli...
Turkiye'de stoper kalmamis gibi, Yasin Cakmak'i kadroya cagiran bir milli takim teknik direktoru bulsam; ben de ayni tepkiyi veririm...
Labels: Fatih Terim, Milli Takim, Semih Senturk, Zico
20 Mart 2008 Perşembe
100culer

Madem donusu Beckham'in 100. milli takim maci ile yaptik, 100'lerden devam edelim...
Turk milli takimi, ozellikle 96 oncesi adam akilli bir turnuvaya katilamadigi, genellikle elemelerde elendigi, adam yerine konmadigindan da pek hazirlik maci yapmadigi goz onune alindiginda; kalburustu takimlara nazaran niye bu kadar az mac yaptigi ortaya cikacaktir.
Haliyle, bizim yuzler kulubu uc kisiden olusuyor... Rustu Recber, Hakan Sukur ve Bulent Korkmaz.
Bizimkilerin ilk 10'u soyle:
Rüştü Reçber 113
Hakan Şükür 107
Bülent Korkmaz 102
Tugay Kerimoğlu 92
Alpay Özalan 90
Ogün Temizkanoğlu 76
Abdullah Ercan 71
Oğuz Çetin 70
Fatih Akyel 64
Arif Erdem 60
Isin garibi, futbolun besigi Ingiltere'de durum cok farkli degil; buyrun, onlarin ilk 10'u:
Peter Shilton 125
Bobby Moore 108
Bobby Charlton 106
Billy Wright 105
David Beckham 99
Bryan Robson 90
Michael Owen 88
Kenny Sansom 86
Gary Neville 85
Ray Wilkins 84
Labels: 100ler kulubu, Ingiltere, Milli Takim, Turkiye
4 Şubat 2008 Pazartesi
Pazubandindan ote...

The Sun, Ingiltere'nin gelmis gecmis en iyi 10 kaptanini secmis. Liste soyle:10- Paul Ince
9- Kevin Keegan
8- Gary Lineker
7- Johnny Haynes
6- Tony Adams
5- David Beckham
4- Alan Shearer
3- Bryan Robson
2- Billy Wright
1- Bobby Moore

Bizde boyle bir siralama yapilmadi daha. Izleyebildigim donemde pek efsane sayilacak kaptanimiz olmadi... Blogu takip edenler, daha eskileri bilenler paylassinlar fikirlerini...
Labels: Ingiltere, Milli Takim




