1 Haziran 2010 Salı
Raja RIP: 10 dedi olmadi 11 dedi olmadi... 13'te oldu oh be...
Ayni sene bu sefer Wimbledon'da karsilasti ikili...
Sonuc yine ayniydi, Raja sahadan galibiyetle ayrilarak ceyrek finalin yolunu tutuyordu... Sezonun son grand slaminde bir kez daha kaybetti Robin...
Lakin, gun olur devran doner hesabi, bugun Fransa'dan gelen haber "oh be" dedirtti...
Raja-Robin kapismasinin 13. macinda, en sonunda, Robin Raja'i 3-1 ile (hem de 1-0'dan gelerek) saf disi etmeyi basardi...
Benim icin Roland Garros artik Turkiye Super Ligi'ne dondu... Raja'm kazanamadi, bari Nadal yerine Robin'im kazansin...
Forza Soderling.
Labels: Robin Soderling, Roger Federer, Roland Garros, Tenis
17 Eylül 2009 Perşembe
Tenisci de olsan...
17 Ağustos 2009 Pazartesi
En iyi Ingiliz...
Tarihte bir cok kisi basligin sonunu "... olu bir Ingilizdir" olarak bitirmistir...
Emperyalizmin bayrak tasiyan milletini genel kaninin aksine keyifli bulurum... Koklere bagliligin getirdigi melankoliyi mi seviyoruz - her Ingilizin nostaljik oldugunu mu dusunuyoruz? Bilemem...
Andy Murray kendi dalinda hic bir Ingilizin yapamadigini basararak; ATP Tour'da 2. siraya yerlesti...
Fransa ile beraber, 1800lerden beri tenisin degisik varyasyonlarini oynayan Ingilizler icin hem huzunlu, hem keyifli bir gelisme...
Lakin...
Fedex'in oldugu bir dunyada, Andy 1 numara olamayacagini bilerek yasiyor...
Iskence birader bu...
Labels: Andy Murray, Roger Federer, Tenis
7 Temmuz 2008 Pazartesi
Rafa kaldirdi...

Hayatimda izledigim en keyifli tenis maci bu haftasonu oynandi... Rafa vs Roger...
Bir tarafta isin fundementalini yemis bitirmis Roger; oteki tarafta inanilmaz atletik ve guclu Rafa...
5 saate bu kadar keyif sigdirmak ancak Adriana Lima ile mumkun olur...
Magripli ile sohbette gectigi gibi "Rafa'nin en buyuk sanssizligi; kariyerinin Federer'e denk gelmesi"... Hos bizler icin en keyiflisi o oldu...
Labels: Rafael Nadal, Roger Federer, Tenis, Wimbledon
14 Mayıs 2008 Çarşamba
25 Yasinda Emekli Olmak

7 Grand Slam olmak uzere 41 turnuva kazanan ve su anda WTA siralamasinda 1. olan Justine Henin - Hardenne tenisi biraktigini aciklamis. Hatunlarin cift el backhandi, bilekleri cok guclu olmadigindan tercih ettiklerini dusunurdum. Bu dusuncemin antitezi 57 kiloluk tuy sikletinden fisek gibi gonderdigi tek elli backhandleri ile her zaman icin Henin'dir. Arada bir sakatlanirdi ama Martina Hingis kadar agir problemleri yoktu. Neden favorisi oldugu Roland Garros'tan tam iki hafta once istifayi basti bilinmez. Bence bir iki seneye geri gelir. Bakalim.
Labels: Justine Henin, Tenis
25 Ocak 2008 Cuma
En guzel final
2008 Avusturalya Acik Turnuvasi Bayanlar (bu da yorucu bir galat-i meshurdur ya...) Finali az once sonlandi. Kazanan (boyu boyuma, huyu huyuma) Maria Sharapova oldu ve set vermeden turnuvayi kazandi. Rakibini de unutmamak gerekir aslinda, Maria gibi 20 yasinda olan Ana Ivanovic, turnuvadaki ikinciliginden sonra WTA siralamasinda da ikincilige yukseldi...
Lakin onu bunu gecelim. Bundan guzel final olur mu arkadas...





Labels: Ana Ivanovic, Maria Sharapova, Tenis

