Fenerbahce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fenerbahce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mayıs 2010 Perşembe

Guardian'dan 2.lik icin sevinen Fenerbahce yorumu...

Asagidaki yorum, Guardian yazari Amy Lawrence'nin son yazisindan alinti:

"The twist in the tale saw delirious celebrations in Bursa and Istanbul simultaneously, because some bright spark with a microphone at Fenerbahce's Sukru Saracoglu stadium announced (wrongly) that Bursaspor had faltered and they were champions. Such cock-ups do not get accepted in Turkey with the kind of stoicism observed at Manchester City in 1996, when they famously welcomed the "news" that they had escaped relegation by easing off for the last 12 minutes of a crucial game, a scene that turned tearful and melancholy when corrected scores from elsewhere condemned them. Miserable contemplation not really being the thing at Fenerbahce, their fans instead stormed on to the pitch, set fire to their seats, clashed with police and went on the rampage in the streets outside."*

Hani yillar boyu hep Arjantin'de, Kolombiya'da ne bileyim, Yunanistan'da olurdu da okurduk bunlari... Hayir, tarihi olay oldu (Abidin postu hemen asagida, en sevdigim postlardan biridir) ama bir sekilde yine Fenerbahce'den konusuyoruz dunyacak... Hakikaten buyuk kulup iste bu arkadas...

* Hikayenin en ilginc yani, ileri-zekali bir gorevlinin Bursaspor'un puan kaybettigini aciklamasiyla beraber, kutlamalarin ayni anda hem Bursa'da hem de Istanbul'da baslamasiydi... Bu tur sicip-sivamalar Turkiye'de Ingiltere'de oldugu gibi sukunetle karsilanmiyor. Olanlar, Manchester City'nin 1996'da ligde kaldiklarini dusunup, son 12 dakika oyundan ellerini ayagini cektikten sonra ligden dustuklerini ogrenmelerine hic benzemiyordu... Mutsuz ice-donuklugun Fenerbahce'de yeri olmadigini taraftarlarinin stadi yakmasindan, polisle catismasindan ve sokaklarda olay cikarmalarindan anlayabiliyoruz...

17 Mayıs 2010 Pazartesi

8 Mayıs 2010 Cumartesi

Fenerbahce sike ya-pa-cak-tir

Arkadas - hani oyle boyle degil, ettigim laflari teker teker yemek istiyorum... Hani, Ankaragucu ciksin sahaya, adam gibi oynasin topunu... Hatta Fenerbahce de ciksin, elinden geleni yapsin... Catir catir yensin Ankaragucunu...

Lakin, mac oncesi, su asagidaki gibi haberler cikmasin be... Bi Italya, bi Yunanistan, bi bizim memleket...

Medeniyet 10 bin yildir bu uc ulkenin topraginda, ama yetmeyince yetmiyor...

Ankaragücü'nde İsyan Çıktı

Sarayköy Tesisleri’nde saat 10.30’da yapılacağı açıklanan antrenmana hiçbir futbolcu çıkmadı.Teknik direktör Roger Lemerre ve antrenör Ümit Özat, yarım saat bekledikten sonra soyunma odasının yolunu tuttu.

Süper Lig’de şampiyonluğun kaderini belirleyecek maçlardan biri olarak gösterilen Ankaragücü-Fenerbahçe karşılaşması öncesi Başkent’te şok bir gelişme yaşandı. Uzun süredir transfer ücretlerini alamadıklarını belirten Ankaragücü futbolcuları, dün sabah yapılması gereken antrenmana çıkmadılar.

Ankaragücü’nün Sarayköy Tesisleri’nde basına kapalı olarak yapılması düşünülen dünkü antrenmanın saati 10.30 olarak belirlendi. Ancak hiçbir futbolcu sahaya çıkmadı. Teknik direktör Lemerre ve antrenör Ümit Özat, sahada yarım saat boyunca bekledi. Ama yine de hiçbir oyuncu gelmedi. Bunun üzerine Lemerre ve Ümit Özat da soyunma odasının yolunu tuttu.

Sürekli oyalandık

Tesislerde bulunmalarına rağmen sahaya çıkmayan futbolcular, bu protestolarının nedenini de “Transfer ücretlerimizi aylardır alamıyoruz. İçeride yüklü miktarda paramız birikti. Ankaragücü’ne olan sevgimiz ve saygımız nedeni ile bugüne kadar dayandık. Her türlü fedakarlığı yaptık. Ankaragücü’nün başarısı için gecemizi gündüzümüze kattık. Ancak sürekli oyalandık. Artık sabrımız kalmadı” diyerek açıkladılar.

Garanti istediler

Seslerini duyurabilme adına bu protestoya gittiklerini belirten futbolcular, bugün yapılacak antrenmana çıkıp çıkmama konusunda da henüz karar vermediler. Bugün yüklü bir ödeme yapılmaması ya da çok iyi bir garanti verilmemesi halinde bu protestonun devam edebileceği öğrenildi. Hiç idman yapılmadan doğrudan Fenerbahçe karşısına çıkılabileceği de bildirildi. Ankaragücü futbolcularının toplam 10 milyon lira alacağı bulunduğu öğrenildi.

Bu tarihi eylem sonrası Ankaragücü yönetiminin futbolculara karşı nasıl bir uygulamaya gideceği de merak konusu oldu. Yaşanan bu protesto nedeni ile kafalarda çeşitli soru işaretleri oluştu.

İkna edemezlerse A2 ile çıkacaklar

Ankaragücü yönetimi bu sabah futbolcularla bir toplantı yapacak. Fenerbahçe maçı öncesi çeşitli şaibelere meydan vermemek için, futbolcular ikna edilmeye çalışılacak. Bu ikna çabaları sonuç vermediği taktirde sahaya mecburen A2 kadrosu ile çıkılacak. Bu arada futbolcuların bu eylemi yapmadan önce hukuki anlamda bazı girişimlerde bulundukları öğrenildi.
Hürriyet

1 Mayıs 2010 Cumartesi

Bas bas paralari Hull City'e



Mac goruntusu Hull - Arsenal macindan. Sag ustteki elektronik reklam panosuna dikiz. Hull'un 2-1 kazanmasina 20/1 veriyoruz diyor canli bahis reklami. Mac 1-1, macin 70. dakikasi ve mac Hull'un sahasinda. Hull seyircisine kufur gibi reklam.

Dusunuyorum da Ali Sami Yen'de Fener maci, Selcuk golu atmis ve 70 dakikada Galatsaray'in beraberligine 10/1 veriyoruz Iddaaa diye reklam donuyor. Daha dogrusu dusunemiyorum. Dusunmek istemiyorum.

1 Aralık 2009 Salı

Sabah vs Fenerbahce.org


Muthis otesi bir atisma yasaniyor... Kazim kaza yapiyor, BMW 6'yi paramparca ediyor...

Millet gecmis olsun diyecekken, Sabah gazetesinde "Kazim eglencedeydi" haberi cikiyor...

Fenerbahce.org once Sabah'i yalanliyor, ardindan, "Kazim bizden bazi gercekleri saklamis, gereken yapilacaktir" aciklamasi geliyor...

Son bomba, Sabah gazetesinin haberi... Baslik muhtesem: "Bu yalanlamaya itibar etmeyin"... Hakli da cikmislar... Ama can alici cumle su: "Okurlarımızdan Fenerbahçe resmi sitesinin bu tarz yalanlamalarına önem vermemesini rica ederiz. "

Bitirdiniz Aziz baskani, bitirdiniz...

Haberin tamami surada: http://www.sabah.com.tr/Spor/2009/11/30/bu_yalanlamaya_itibar_etmeyin

Cok keyifli memleketiz, yemin ediyorum...

21 Kasım 2009 Cumartesi

Salladim oldu


Besiktas Fenerbahce'yi 3-0 yendi. Goller guzel... Futbol orta... Ama Fenerbahce bitmis... Oyle olunca, mac koptu, kopunca 6, 7 olabilecek mac, 3'te kaldi...

2 asist Ibo'dan... Mucize! Mac sonu iki yorum vardi...

Mustafa Denizli'ye sordular, "Ibo 2 asist yapti"... Cevap guzeldi... "Eee, yapabilir tabi ki..."

Ama daha bombasi Ibo'nun kendisinden...

Soruyorlar, sol ayakla degil de, sag ayakla yaptin ortayi diye... Cevap muhtesem: "Sol ayakla 2-3 guzel orta yaptim, gol olmadi, sag ayakla salladim, oldu".

Ibo, sen senelerdir salliyorsun... Gormuyor muyuz?

18 Eylül 2009 Cuma

Homofobik Fenerliler


Dunku macta, Mehmet Topuz gol atinca, taraftarina da kendine de "Topuz" diye bagirmayi yakistiramayan isguzarlarin bulusudur...

Anons: Fenerbahceliiiiiii....
Taraftar: ?!??
A: Fenerbahceliiiiiiiiiiii....
T: Mehmeeeet!
Sirin misiniz birader?

18 Ağustos 2009 Salı

Eight Belles


Gectigimiz sene dunyaca unlu Kentucky Derby at yarisinda favori Eight Belles yaris esnasinda sakatlanip iki bacagini birden kirinca pistin ortasinda uyutulmustu. Butun dunyanin izledigi trajik ve gercegi kabullenmesi zor bir andi. Bu arada Fenerbahce Edu'ya yol vermis.

11 Ağustos 2009 Salı

Skandalı çözen adam


Hurriyet gazetesinde haberin basligi ve beni benden alan fotograf da aynen boyle. Daha sonra butun haber servislerine yayildi Denizli'li elektrik teknisyeni Metin Ucak'in hikayesi. Bu da keyif arasinda uretilen bir kurgu olsun:

Denizli'deki meshur elektrik kesintisi esnasinda stadda teknisyen yok. Hatta anlasildigi kadariyla Denizli stadinin elektrik gorevlisi diye bir sey yok. Macin ortasinda isiklar sonmus. Ortalik zifiri karanlik. Denizlili Ibrahima Bangoura kayip. Yetkililer panik halinde "bu isi bir tek Metin cozebilir" diyorlar. Metin abi bu esnada kahvede maci izliyor. Denizlispor'da calistigi eski gunlerden kuskunlugu var. Tribunde yerini almamis. Telefonu calinca gecenin uzun olacagini anlayip cayina attigi sekeri tili tili tili diye karistiriyor, derin bir hup cektikten sonra, telefonun oteki ucundaki Denizlispor yetkililerine "biraktim ben o isleri" diyor. Uzun ikna cabalarindan sonra "bu is size pahaliya mal olacaktir" sartini mecburen kabullenen Denizlili yetkililer Metin abiyi stada getirebiliyorlar. Dortlu polis eskortu ve tepeden helikopter destegi ile stada giris yapan Metin abi jeneratoru sebekeye baglayip dugmesine basarak Guiza'nin ikinci golunun onunde hicbir engel birakmiyor.

Futbolcu top sektirirken, taksici direksiyon basinda, Umit Besen de piyanosunun onunde poz verir. Elektrikci ne yapsin? Ogrendik ki kontrol kalemini sigortaya sokarak poz verirmis. Selamlar Mehmet abi. Turk futbolu Pazartesi'nin ilk saatlerindeki varligini sana borclu.

6 Ağustos 2009 Perşembe

Galatasarayli Gozu Ile Turkcell Super Lig'in Yeni Sezonuna Bakis


Iki sene once bana Milan Baros, Harry Kewell, Elano Blumer, Kader Keita ve Arda Turan'in yanina bir de Steven Gerard'i yazip Liverpool'un 2009 kadrosu bu isimlerden olusacak deselerdi ikna olmakta pek zorlanmazdim. Galatasaray transfer doneminde kesinlikle muazzam isimleri kadrosuna katti.

Yalniz boyle bu kardoyu alip baslarina da Frank Rijkaard ve Johan Neeskens'i ekleyerek Turkcell Super Lig'de Omer Erdogan, Ismail Guldurenler'in uzerine salmak Iznik Korfez Pisti'ndeki Palio Cup'a Bugatti Veyron ile katilmak gibi bir hadisedir. Galatasaray bu sene sadece Turkcell Super Lig ve UEFA Avrupa Ligi'nde mucadele edecek. Isler yolunda gider de UEFA Ligi'nde ilerleme kaydedilirse bu kadro SL'den gelen bir iki eli yuzu duzgun takimla mac yapar hepi topu da o olur. Sezonun gerisi yogunlukla ilerdeki acar forvete burun vurarak pas atan kadrolara karsi mac yaparak gececek.


Onumuzdeki sezonun hedefleri itibari ile Glatasaray kadrosu manasizca kaliteli gozukuyor olabilir. Ancak ayaklar yorgana iki metre uzun geliyor kanaatine varmadan once mevcut vaziyeti biraz irdelemek lazim. Sampiyonluk yarisindaki diger iki rakibe bakarsak, bu hedef icin gayet ciddi olduklarini goruruz. Besiktas futbol olarak vasatin uzerinde bir goruntu vermese de duzenli olarak istikrar saglayabildigi bir sistemle oynuyor. Yabancilarin deyimi ile buradan varacaklari tek nokta daha yukarisidir. Zaten de tekrardan sampiyonluk yarisinda var olmak istiyorlarsa gecen sene aldiklari puanin cok daha yukarisini hedeflemek durumundalar.

Fenerbahce ise Turk ligini en haso Anadolu antrenorunden daha iyi bilen Daum'u getirerek hedefinin adini hic utanma sikilma olmadan sampiyonluk olarak koydu. Transfere akil almaz meblaglar sacmalari kendi tercihleridir ancak aldiklari isimler kadro kalitesini arttiracak captalar.

Iki senedir goruldugu uzere Sampiyonlar Ligi on elemesi hic de kolay bir tur degil. Platini kucuk takimlara yer acacagim diye kasarken cok buyuk takimlari on elemeye iterek SL'nin bu turunu resmen ufak ve orta capli kluplerin mezbahasina cevirdi. Turkiye'den Sampiyonlar Ligi'ne katilma hakkini garantileyen (ve durum itibariyle gidecek tek takimi belirleyen) lig sampiyonlugu hic olmadigi kadar deger kazanmis durumda. Gelirler bazinda ise Kupa 1'de gruplara kalan her takim Kupa 2'yi kaldiracak takim kadar para yapmayi Agustos ayindan garantiliyor. O nedenle 3 buyuklerin butun restlerini sampiyonluk adina cekmis olmalarini dogal karsiliyorum.

Transferde harcanan paralara bakildiginda parasinin en cok karsiligini alan takim suphesiz Galatasaray. Fenerbahce'de taraftara "Dunga iki ay sonra milli takima cagirmayi dusunuyormus" diye lanse edilen Oliveira'dan bir hafta sonra Galatasaray'in benzer bir ucretle acikladigi isim Elano Blumer. Belki Oliveira, Patrick Viera'nin 3. gobekten kuzeni cikar, Elano da Jardel, Lincoln'un izinden giderek dip yapar. Bunu zaman gosterecektir. Ama kagit uzerinde ve risk yonetimi minvalinde kazanan Galatasaray. Keita ise her halukarda 7.5 milyonluk maliyetine ragmen kemer sikma gunlerinde getirilen 2 milyonluk bilimum adamdan (bkz. Lukunku, Bratu) iyi transferdir cunku Lukunku'ya verilen 2 milyonun uzerine sifon cekersiniz. Keita, Elano gibi adamlarin ise her zaman icin ikinci el piyasasi vardir. Kaliteli yabanci almanin mali olarak da mantikli oldugunu her zaman savundum. Anelka, Meira orneklerinde goruldugu uzere klupte bekleneni veremeseler de uzerine kar koyarak satmak hic de imkansiz degil. Lincoln'e ayri bir parantez acmak lazim cunku adami el birligi ile butun ulke bok cukuruna atti. Simdi alacak musteri bulunamiyorsa bunun Lincoln'un futbolu, kalitesi veya karakteri disinda pek cok nedenleri var.

Galatasaray adina son olarak goz atilmasi gereken nokta herkesin hem fikir oldugu yumusak karin defans. Marsilya Ribery'den sonra bir kez daha Galatasaray'a kazigi cakarak Servet transferinden beklenmedik bir sekilde vazgecti. Servet gitseydi muhtemelen yabanci bir defans alinip yani Asik, Zan, Gungor rotasyonu ile doldurulacakti. Servet takimda kalinca bu plan sanirim rafa kalkti. Bu defans bu sene hedef olarak belirlenen Turkiye Ligi'ne kafidir. Her ne kadar mantar gozukseler de Servet Zan ikilisi son iki sene sampiyonlugu kazanan takimlarin tandemlerindeki en onemli iki insandan olusuyor. Kaldi ki arkalarinda bekleyen cok kaliteli iki Emre ve bir Semih var. Ya uyum saglayip ligde muaffak olacaklar ya da klube ile tanisacaklar. Insan en iyi performansi baska hicbir cikis yolu olmadigi zaman sergiler. Zan ve Servet'ten de oyle bir ters motivasyon bekliyorum. Olmazsa da lig bazinda cekinceli olsam da simdilik endiseli degilim.

Yaziyi bir gozlem ile bitirmek istiyorum. Galatasaray'da yeni transferler olsun, milli takim kampindan donenler olsun butun futbolcular belli bir antreman surecinden gectikten sonra forma sansi buldular. Bu nedenle sezonun ilk ciddi ve telafisi olmayan Tobol macina bile teknik ve taktik antremani en fazla almis genc oyuncularla baslandi. Diger yandan Fenerbahce'de Santos ve Oliveira ucaktan indikleri hafta Avrupa Kupasi macina ilk 11 basladilar. Dusunun bu adamlar o kadar yeniler ki birlikte antremana ciktiklari Fener kadrosunun yarisini sokakta gorseler tanimazlar. Daum bunu her zaman yapiyor. Sozde Turk dostu ozde ise en az bizim kadar yabanci hayrani bir antrenor gozumde. Bu tavrinin formalari sirtindan alinan futbolculara hic de olumlu yansidigini dusunmuyorum.

1 Temmuz 2009 Çarşamba

Dil atsaydin bi de...


"Benim tek hayalim Besiktas'ta oynamaktı. Fenerbahce ile asla sözleşme imzalamayacağım. Besiktas taraftarıyla buluşacağım zamanı sabırsızlıkla bekliyorum." (6 Haziran 2009)

"Fenerbahçe'de kalıcı olmaya çalışacağım. Uzun yıllar Fenerbahçe forması giymek istiyorum." (1 Temmuz 2009)

Nedense hatirlattigi bir seyler var...

"Beni herkes Beşiktaşlı Tümer olarak tanıyor. Bu sıfata göre yaşamayı bir ilke edindim ben. Turkiye'de baska takimda oynamayacagim" (2006 basi)

"
Rakip olarak oynadığım dönemde de güzel bir atmosfer vardı. Seyirci profilini de iyi tanıyorum. Onlar da beni orada görmek istiyor. Bir an evvel ben de sahaya çıkmak istiyorum." (30 Mayis 2006)

Topuz yine terbiyeli cocuk, Kayserispor taraftariyla beraber "G....i Fener" tezahurati yapmadi en azindan...

18 Mayıs 2009 Pazartesi

Taninmayan buyukluk...


"Hoca bu sene geldi. İlk senesi. Ligi, oyuncularını, belki bir yerde Fenerbahçe'yi, büyüklüğünü tanımıyordu."
- Ali Bilgin, bir panelde Aragones hakkinda konusurken...

13 Mayıs 2009 Çarşamba

Fenerbahce kupayi en son aldiginda...


Magripli hatirlatti... Fenerbahce kupayi en son aldiginda ortam nasildi?

Bir kac keyifli nokta:

Resimdeki Commodore bilgisayar teknolojisinin ulastigi son noktayi temsil ediyordu

Bulent Ersoy halen sahne yasakliydi
(Magripli surada sehir efsanesi olusturmus)

Metallica henuz studyo albumu yapmamisti (Kill 'em All - 1983 Agustos)

Michael Jordan, Charles Barkley ve 84 draftinin 1 numarasi Hakeem Olajuwon henuz NBA'de forma giymeyi bekleyen universite gencligi idi

Mustafa Denizli futbolculuk kariyerinin son yilinda Galatasaray'a transfer oluyordu

Microsoft Word daha piyasaya surulmemisti
(Word 1.0 - 1983 Ekim)

Ve en son olarak... Bu satirlarin yazari henuz dogmamisti

Unutulanlar icin... Yorumlar hemen asagida.


5 Nisan 2009 Pazar

Haftasonu ozel - Mactaydım I


Yeni bir yazi dizisiyle donuyorum bloga... 

Yurt disinda yasadigim icin, Istanbul'a cok sik gelemiyorum... Son gelisim 1.5 sene oncesine rastlar - 2007'i 8'e bagladigimiz donem. 

O gelisimde, Besiktas'in icerideki macina rastlamadigim icin; Fenerbahce - Trabzon macina gitmis; 3-2 biten macta, maci Fener tribununden izlemistim (Al Pacino'nun Devil's Advocate filminde, kiliseye giris sahnesini hatirlayin...)

Istanbul'daki dorduncu gunumde, simdiden iki maca gitmis bulunmaktayim... Onumuzdeki gunlerde, macta neler oldugunu, uzun suredir ayri kaldigim Istanbul'da neler yaptigimi yazacagim... Bakalim, keyifli olacak gibi... Baslayalim... 

Besiktas'in Kayseri macina denk geldigimi gorunce, hemen bizimkilere haber ucurdum: "Birinden kombine bulabilir miyiz" diye (ekonomik kriz bizi teget gecmiyor usta; neresinden koparsak hesabi). 

Lakin, takim iyi olunca, kombine bulmak da mumkun olmadi. 

Bir takim islerle ugrasiyor oldugumdan, bu sefer babama sordum: "Biletix'ten almak lazim, eski veya yeni aciktan"  diyerek... "Kapalidan alma" dedim, "izlenmez oradan... Numarali da gereksiz."

Kale arkasinda oturmayi karizmamiza yediremeyen babam, "bari daha iyi yerden olsun" diyerek, Kapali Alt'tan almis bileti... 

Ha unutmadan soyleyelim - fanatik Fenerbahceli kendisi... Kendi stadlarinda, tiyatro tadinda takip edilen maclar oldugundan, Inonu'yu de oyle sanmis olacak - "rahat rahat izleriz" diyordu... 

Netice itibariyle, Fenerli bir baba, Amerika'dan ziyarete gelmis oglunu, Carsi'nin organize ettigi - mesale yuruyusu diye bir hadisenin yapilacagi Kayseri macinda, Carsi'nin gobeginde mac izlemeye goturuyordu... 

Al sana kultur mozaigi... 

Yarin: Biber dolmasi yiyemeden, biber gazi yedim... 

8 Mart 2009 Pazar

Kendi Kendini Pişti Yapan Haber Servisi

İnternetSpor/İnternetHaber sitelerinde muhtemelen aynı servisin elinden çıkmış iki ayrı haber. İlkinin tarihi bugün. Akılları sıra attıkları başlıkla Lincoln'ün fan sitesinideki abartılı bir yazıyı tiye alıyorlar. Fan sitesindeki yazıda Lincoln'ün bu sezona dair başarılı istatistiklerine Messi ve C. Ronaldo'nun bile yetişemediği belirtiliyor.

Haber linki:

http://www.internetspor.com/lincoln-messiden-daha-iyiymis-news2818.html


Screenshot:

İkinci haberin tarihi bundan takribi 1 sene öncesi: 2 Ocak 2008. Alex'in istatistikleri Messi'nin üzerine çıkınca bugün Lincoln'de "ilginç haber" olan benzetme, "parmak ısırtıyor" şeklinde kendi elleriyle haber olarak girilmiş. Aferin size...


Lincon'un fan sitesiyle kafayi bozan bir diger haber servisi de Milliyet. Lincoln'un gol ve asistlerini neden uzerlerine aliniyorlar orasi muamma.

4 Mart 2009 Çarşamba

Lugano mu Kararsiz Maraton mu?

LigTv'nin internetteki haber kanali Maraton.com.tr'de 24 saatten az farkla yayinlanan iki haber var. Birinde menajerin agzindan Lugano'ya teklif olmadigi soyleniyor. Ertesi gun Lazio ile anlasmak uzere oldugunu iddia ediyorlar.

3 Mart 2009 - Lugano'dan Mujde

4 Mart 2009 - Lugano Gitti

Yapici elestiri: Birisi bu muhabire 2009 ajandasi gondersin. O da her gun kim hakkinda haber uydurdugunu yazsin. Sonra boyle komik durumlara dusmesin.

25 Ocak 2009 Pazar

Turksel super liiig...


Saat farki nedeniyle, haftasonlarim bir cok okuyucudan farkli gelisiyordur buyuk ihtimalle...

Benim icin, yilin 34 haftasinin en buyuk keyfi; sabah uyanip, televizyonun karsisina gecip, sabah 9'da, kahvalti (ve bazen es-dost) esliginde lig maci izlemektir...

Lige 1 ay ara verilince; bu keyfi de ozlemistim...

Cumartesi gununun maci, beni bayagi hayal kirikligina ugratti.

Cok kotu bir Denizlispor'u yakalamis olan, buna ragmen kopuk kopuk oynayip, bir turlu hucumda cogalamayan bir Besiktas'i izlemek, beni Denizli'nin yetenekleri ile ilgili olarak daha da karamsarliga itti...

Pazar gunku mac ise, benim son zamanlarda en cok keyif aldigim TSL maci idi...

Orta sahasi hic olmayan bir Fenerbahce karsisinda, ozellikle bekleri ile ileri cikmayi dusunen, bayagi bayagi top oynayan Trabzon'u izlemek buyuk keyifti...

Direncsiz orta sahalar ile oynanan TSL maclari, kaliteli olmasa da, keyifli maclara yer yer sahne oluyor... Dunku macin golsuz gecmesinin iki nedeni vardi: Volkan ve Sylva. Ikisi de muazzam oynadilar...

Galatasaray'a gelince...

Saha + M. Yildiz + Abdulkerim'in sag ayagi = 2-0'lik net bir maglubiyet...

Umit Karan'i "Cok Ayip" dedigi icin atan hakeme ise hic deginmiyorum. O kartin cezasi kalkar arkadas...

Ligin geri kalanini takip edemedim (yazariniz, gonul ve maddi islerinden dolayi bu ara bayagi mesgul) onlar da baska bir zamana kalsin...

Not: Batugol 1'de 1 yapmis... Takipteyiz.

11 Ocak 2009 Pazar

Tokat


Hayir kupa macindan bahsetmeyecegim... Fener 3'te 3 yapmis, Tokat'i deplasmanda yenmis... Normal.

Asil mac 0 meridyeninde oynandi...

Kilo verdim vereli iki haftada bir hasta haldeyim... Cuma'dan beri yataktan kalkamaz oldugumdan "en azindan mac izlerim" avuntusuyla dolaniyordum... Dunku Besiktas maci felaketti; bugunku Manchester - Chelsea macina baglamistik umudu...

Beklenen oldu, hasta halimle 12 saat uyuyunca maci kacirdim, lakin yazilip cizilene gore, Sir Alex Scolari'yi fena tokatlamis...

Vidic, Rooney ve Berba'nin golleriyle 3-0 yenmekle kalmamislar; bu hafta Stoke'u gecemeyen Liverpool sayesinde, lider olma sansini da ele gecirmisler...

Bu sene de "sampiyon belli, ikinci kim olacak"...

8 Ocak 2009 Perşembe

Resmi Bobi

Bobiler'deki Guiza'yi Huzne Bogmaca konusuna fenerbahce.org'dan misilleme gelmis:

Resmin ilisigindeki roportajda "Bakmayın siz ilk yarıya. Alışma dönemi bitti. Oklarımı ikinci yarıya sakladım." diye buyurmus muhterem. Usenmeyip boynuna sahici bir atki asaydin be Guiza. Photoshop'un kadar inandiricisin...

16 Aralık 2008 Salı

Emre-ciksin...


Arkadas, su 1934 yili ne cetin yilmis; ne ters zamanda cikmis soyadi kanunu...

Hayir, Emre de, tamam; Emrecik olur, sirin; ama bir de cumle kurup Emreciksin demeye ne luzum var arkadas?

Konuya gelecek olursak; son zamanlarin parlayan sag acigi Gokhan Emreciksin, 2 milyon Euro bonservis karsiligi devre arasinda Fenerbahce'ye transfer olacakmis...

Takimda Deivid, Kazim, Burak gibi sag acikta oynayabilen oyunculari olan; en buyuk eksigi gobekte olan Fenerbahce'nin, Gokhan'i ne yapacagini bilemiyorum... 15 senede bir Tuncay cikaran Fenerbahce; arada nice Tarik Dasgun'ler; Ali Nail'ler; Yusuf Simsek'ler harcadi...

Kuram degil, olsa olsa korelasyondur diyip geciyorum...