"Bobo'yu aldi, sol acik oynatti essogluessek!"
29 Nisan 2008 Salı
Sanli'yi severiz pek...
Labels: Besiktas, Bobo, Jean Tigana, Sanli Sarialioglu
27 Mart 2008 Perşembe
Ahtapot gibi sarilani itmek = saldirmayana diz atmak

Ustteki kare; kendisine ahtapot gibi sarilmis, alenen penaltiya sebebiyet veren IBB'li oyuncuyu nizami kurallardan sert ve uygunsuz iten Bobo'nun direkt kirmizi kart gordugu pozisyon.
TFF tarafindan 4 mac cezaya sebebiyet veren hareket yani...
Yan hakemin bayrak kaldirmadigi, orta hakemin kafasini bile cevirmeden gordugu hareket...
Alttaki resim ise, alenen ve apacik bir sekilde Lincoln'un uzerine, insafsizca, gozu donmuscesine, terbiyesizce, haince saldiran Volkan... Lincoln'un erkeklik bolgesine diz atan; son anda Yasin Cakmak tarafindan itilmese; yerde oturan Lincoln'e dunyanin en asagilik tekmesini indirecek olan Volkan...
Karede gozuktugu gibi, 3-5 kisi tarafindan, yaka paca durdurulmaya calisan Volkan'a verilen ceza kac mac?
4...
Insafsizlar...
Labels: Bobo, Federasyon, Volkan Demirel
25 Mart 2008 Salı
Ibrahim Altinsay'dan bir yorum...

Daha iki gun once yazmistim Bobo'nun kartiyla ilgili olan yorumumu. Bugun de Ibrahim Altinsay ile yapilmis bir roportaja denk geldim... Once alintilayalim,
Radikaldeki İBB-Beşiktaş maçı yazınızda hakemin Bobo'ya gösterdiği kırmızı kartı eleştirdiniz...Devamini merak eden arkadaslar buradan buyrun.
Eleştirdiğim şu. Hakemin o açıdan Bobo'nun yumruğunu görmesi mümkün değil. Televizyonun pilot kamerasından da basın tribününden de görülemez. Ekrem'in şeffaf olması gerek. Çünkü açıyı kapatıyor.
Pozisyonla ilgili sonra yayınlanan fotoğrafta görüldüğü gibi hakem o anda topa bakıyor. Zaten yerde kıvranan Ekrem'e bakıp kartını çekti. Pozisyonu cepheden gören yardımcı hakem ise oyunu sürdürüyordu. Tamam, Yardımcı Bobo'nun hareketini görmemiş olabilir. Ne var ki bütün bunlar hakem Sivriselvi'nin görmediği bir pozisyon hakkında süpheye dayanarak karar verdiği gerçeğini değiştrimiyor. Bu hukukla, adaletle bağdaşmaz. "Bu adamın tipini beğenmedim, suç işleyecek" diye adamı hapse atmaktan, idam etmekten ne farkı var bunun! Bir zamanlar Fenerbahçe yöneticisi Nihat Özdemir, İsmet Arzuman için "kendisi hakkında kuşkularımız var, onun için maçımıza istemiyoruz" diye resmi açıklama yapmıştı. Sonra o Arzuman'ın ilk yarıdaki Fener-Beşiktaş maçını nasıl yönettiğini gördük.
Ben hakem kararı hakkında uzun uzun spekülasyon yapmam. Ancak Sivriselvi'nin şüphe üzerine karar verdiği kesin. Medya da sandalyeye tekmeyi yapıştırıyor. Ekrandan ve tribünden pozisyonu ayna gibi görmüşler. Boks yorumcusu gibi "solla tuttu, sağla kroşeyi çaktı" diyenler mi ararsınız, Bobo'ya boksörlük kariyeri önerenler mi?
Eskiden idamlar halka açık yapılırdı. Hem insanların gözü korksun, hem de ipte sallananı görünce zavallı halk kendi haline şükretsin, rahatlasın diye. Kısacası, infaz seyretmeye düşkünüz. Kendi zaaflarımızı, "vurun abalıya" diyerek unutuyoruz. İşte olayın fotoğrafı burada. Ne yumruk var, ne de kroşe. Bobo eliyle Ekrem'in çenesine sarılmış. Ha, bu hareket de kırmızı kart gerektirir mi? Tartışılır ama bu ayrı konu. Bobo'nun sahadan çıkarkenki davranışları da ayrı konu. Olmayan bir yumruğa dayanılarak yapılmış bir infaz var ortada.
Labels: Besiktas, Bobo, Ibrahim Altinsay
4 Şubat 2008 Pazartesi
Neye niyet neye kismet...

Sari basin cok yazdi cizdi Dunga'nin gelisini. "Deivid'i, Alex'i izliyor, Galatasaray macinda onlara da moral dopingi olacak" dediler... Lakin, Fenerbahce berbat oynarken, Galatasaray'in gencleri parmak isirtti.
O macin Dunga'nin bugunku kararinda etkisi oldu mu bilemem, lakin kendisi Pato'nun sakatlanmasi uzerine, onun yerine Bobo'yu milli takima cagirdi. 6 Subat'ta Irlanda'da oynanacak mac Bobo icin cok onemli bir vitrin olabilir.
Bunun yanisira, 2008 Olimpik kadrosu icin de dusunuyormus kendisini Dunga (yasi musait Bobo'nun).
Sari basin, bunu yarim sutunla gecistirir... Edu cagirildiginda olay olmustu lakin...

