
Saat farki nedeniyle, haftasonlarim bir cok okuyucudan farkli gelisiyordur buyuk ihtimalle...
Benim icin, yilin 34 haftasinin en buyuk keyfi; sabah uyanip, televizyonun karsisina gecip, sabah 9'da, kahvalti (ve bazen es-dost) esliginde lig maci izlemektir...
Lige 1 ay ara verilince; bu keyfi de ozlemistim...
Cumartesi gununun maci, beni bayagi hayal kirikligina ugratti.
Cok kotu bir Denizlispor'u yakalamis olan, buna ragmen kopuk kopuk oynayip, bir turlu hucumda cogalamayan bir Besiktas'i izlemek, beni Denizli'nin yetenekleri ile ilgili olarak daha da karamsarliga itti...
Pazar gunku mac ise, benim son zamanlarda en cok keyif aldigim TSL maci idi...
Orta sahasi hic olmayan bir Fenerbahce karsisinda, ozellikle bekleri ile ileri cikmayi dusunen, bayagi bayagi top oynayan Trabzon'u izlemek buyuk keyifti...
Direncsiz orta sahalar ile oynanan TSL maclari, kaliteli olmasa da, keyifli maclara yer yer sahne oluyor... Dunku macin golsuz gecmesinin iki nedeni vardi: Volkan ve Sylva. Ikisi de muazzam oynadilar...
Galatasaray'a gelince...
Saha + M. Yildiz + Abdulkerim'in sag ayagi = 2-0'lik net bir maglubiyet...
Umit Karan'i "Cok Ayip" dedigi icin atan hakeme ise hic deginmiyorum. O kartin cezasi kalkar arkadas...
Ligin geri kalanini takip edemedim (yazariniz, gonul ve maddi islerinden dolayi bu ara bayagi mesgul) onlar da baska bir zamana kalsin...
Not: Batugol 1'de 1 yapmis... Takipteyiz.
25 Ocak 2009 Pazar
Turksel super liiig...
Labels: Besiktas, Fenerbahce, Galatasaray, Sivasspor, Trabzonspor, Turkcell Super Lig
24 Ocak 2009 Cumartesi
Cumartesi Kankalari
23 Ocak 2009 Cuma
Yeni Proje

Blogun sag tarafinda bir haftadir yukaridaki banner arz-i endam ediyor. Amator ruhla hazirlanmis yeni bir proje. Yuzlerce futbol blogunun arasindan secilmis bir kacini toplu olarak izleme imkani sunuyor. Keyif Arasi da var. Buradan buyrunuz...
Labels: futbloglar.com, reklamlar
22 Ocak 2009 Perşembe
Turnuva Marslari
Sampiyonlar Ligi marsi kadar etkileyici "jingle" az vardir. Marsin hem tamaminin hem de tek tek dizelerinin crescendolarla costukca costuran bir dinamigi vardir. Kura cekiminden, maclardan once takiminiz o sene katilmissa iyice bir havaya sokar adami. Nereden aklimiza geldi durup dururken? Sampiyonlar Ligi disinda da mars denemeleri varmis. FIFA, UEFA kupasi ve Major League Soccer. Hepsi suradan dinlenebilir. Hicbiri SL gibi olmamis nitekim. UEFA Kupasi muzigi terletmeyen deodorant muzigi, MLS tam bir kopya, FIFA'ninkine ise eh iste...
Labels: FIFA, Mars, MLS, Sampiyonlar Ligi, Uefa Kupasi
20 Ocak 2009 Salı
Benim de Soyleyeceklerim Var (*)

Safimizi belli edelim; telafuz edilen rakamlar dogruysa Kaka'nin satilmamasi Milan acisindan agir salakliktir. Amacim herkesin ak dedigine kara demek degil. Basindan beri savundugum tezi ancak simdi bloga dokme sansini bulabildim. Bir haftadir hangi gazeteyi hangi blogu acsam iki eli havada semayi seyreden 22 numarali adami goruyorum. Zenginin mali zugurdun cenesini ancak bu kadar yorar. Biz de yoracaktik ama araya baska isler girdi.
Tezimize geri donelim. Milan kadrosunun yarisi bugun futbolu biraksa yarin emekli maasi toplamaya baslar. Butcenin de cok parlak olmadigi bilinen su donemde kadroyu genclerle yenilemek icin gelen bu sansi reddetmek icin rasyonellige iyi bir set cekmek lazimdi. Ona da taraftarlarin histerik hezeyanlari vesile oldu. O taraftar ki tek tek sorsan 150 milyon Euro'ya satmayacagi hicbirsey aklina getiremez.
Transferin 4 tane aktoru var. Milan taraftari, yonetimi, Manchester City ve Kaka. Hadiseden bana gore hepsi de agir yarali cikiyor. Milan taraftari tertemiz genclerle dolu yeni bir takim seyretme sansini Kaka'ya biat ederken geri tepti. Burada Kaka'nin da "kalmak istiyorum" demis olmasi bence tek hafifletici nedendir. Ama o kadar hak hukuk meralisi bir kitle olsalardi Fatih hoca dogru duzgun mac yapmadan postalanirken de ayni durusu sergilemeleri gerekirdi. Ote yandan Milan yonetimi durup dururken ruhsuz paragoz damgasi yedi. Dunya'da hangi klubun futbolcusuna o para teklif edilse, yonetim bir durup dusunur. Manchester City ise artik bizim hali sahadan Korkut abiyi bile istese pazarlik 10 milyon Euro'dan baslar. Kaka'ya gelirsek, saha icinde ve disinda adamligindan asla taviz vermeyen en sevdigim futbolcularin basinda gelen Kaka kendi halinde Milan'da takiliyordu. Simdi 150 milyonluk teklifin agirligi omzuna lonk diye biniverdi. Tanri yardimcisi olsun. Yalniz futbolu biraktiktan sonra muhtemelen kendisini Vatikan'a cagirip aziz yaparlar. Oturup onu dusunerek teselli olabilir.
Transferin bizdeki yansimalarina gecersek, Turk futbolseverlerin muthis romantik oldugunu ogrendik. Endustriyel futbola karsi dimdik durduk. Milan uzerinden!... Kapi komsusu Bosman kurali ile Galatasaray'in kanini emmis, Deloitte para liginin 5.si AC Milan nasil birden modern futbolun Che Guavera'si oldu bunu birisi bana anlatsin. Bir de Milan'in Kaka'yi satmasi halinde yapilacak kadro genclestirme operasyonu icin ilk sirada Arda'yi yazanlar var. Hani takimin ruhunu para ile degismiyorduk? Iki satirda sattiniz davayi be ustalar.
Son olarak blog ve forumlarda bolce gordugum bir konudan bahsetmem gerek. Farkinda degiliz ama Turkiye'de irkciligin eteklerinde dolaniyoruz. Elestiriler icerisinde Araplar'in bol buldugu yag da kalmadi pompaciliklari da. "Hepimiz Etoo'yuz" deyince irkciliktan pacayi yirtmiyoruz maalesef. Insanlari milliyetlerinden bagimsiz olarak degerlendirmek gerekli. Hangi milletten oldugu hicbir bireyi baglamaz. Ayni sekilde hicbir fevri davranis da yapan bireyin milletini baglamaz. Yani su transfer uzerinden Filistin'e cikarimlar yapmak da patavatsizliktir. Robinho 40 milyon Euro'ya Madrid'e giderken dunyada soykirim yok muydu? Benzer miktarlara Torres Liverpool'a, bu sene Berbatov United'a gecti. Ayip degil mi?
(* Umut Sarikaya reise hurmetler)
Labels: A.C. Milan, Kaka, Manchester City, Transfer
18 Ocak 2009 Pazar
Fenomen

Pep'in oyunculuguna hayrandim...
Mujdat'i, Zeki'yi izleyerek buyudugum goz onune alinirsa; Keane gibi, Pep gibi, hem orta sahayi kontrol eden hem de cok iyi oyun kurabilen ortasahalari gorunce etkileniyordum...
Pep'in oynattigi takima daha da hayranim...
Barcelona, Deportivo La Coruna'yi da 5-0'la gecerek iki rekora birden imza atti: 19 macta 50 puan toplayarak, Real Madrid'in 47 puanlik rekorunu; ve bu 19 macta 59 gol atarak, ilk yarida en cok gol atma rekorunu kirarak ilk yariyi lider bitirdi...
Keyifli top oynuyorlar; saygida kusur etmemek lazim...
Labels: Barcelona, Josep Guardiola
Hikmet Karaman ve Arsene Wenger
Hikmet hocanin kendi dailymotion.com accountundan:
Labels: Arsenal, Arsene Wenger, Hikmet Karaman
16 Ocak 2009 Cuma
24 ve yeni esas hatunlar
24'teki yardimci aktris guzel bir hatun. Ayrica Janeane Garofalo oynuyor bu sezon. Seviyoruz kendisini. Insallah kostebek falan cikmaz da butun sezon kalir. Seveni varsa Elisha Cuthbert de arz-i endam edecek deniyor. Gonul isterdi ki onun yerine Nadia Yassir olsun. President'in oglunun nisanlisi da guzel. Ismini kovalayacak kadar tutmadim ama. Bilen varsa yorum ciziktirsin. Onun disinda dizi ayni tas ayni hamam. Surprizi var tabi de soyleyip kavga cikartmayalim.
12 Ocak 2009 Pazartesi
Iki Sene Oncesi
http://yenisafak.com.tr/Spor/?t=17.01.2007&i=24896
Bugün forma yarın Hamit
İki başkan önceki gece geç saatlere kadar gurbetçi futbolcunun transferini görüştü. Canaydın'a Hamit'in formasını hediye eden Rehberg, “Hamit'i şimdi veremeyiz” diye konuştu
CANAYDIN UMUTLU
Toplantı çıkışı açıklama yapan Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın yaptıkları görüşmeler sonucunda, “Hamit Altıntop'un sözleşmesi sürdüğü için şu an itibariyle devre arasında Galatasaray'a gelmesi söz konusu değil. Rehberg bize Hamit'in formasını getirerek bir jest yaptı. Ancak söz verdiği gibi Hamit bir aksilik olmadığı taktirde sezon sonunda Galatasaray'da olacak. Ayrıca Türkiye'de de Galatasataray'dan başka hiçbir kulüpte oynamayacak” dedi. Yıllardır Galatasaray'ın en büyük hayali olan Seyrantepe projesinin artık hayata geçmek üzere olduğunu belirten Canaydın, “Başkan Rehberg ile görüşmelerimiz sırasında ki en önemli konu Seyrantepe'ye yapacağımız stadyumdu. Model olarak Schalke'nin stadı “ARENA” yı örnek aldık. Neler yapmamız gerektiğini Rehberg'den alıyoruz. En kısa zamanda camiamızın büyük sabırla beklediği Galatasarayımıza yakışır stadyumu Seyrantepe'ye yapacağız” diye konuştu.
Kaya Otelleri sponsor olacak
Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın, Hamit zirvesinde gurbetçi futbolcunun transferi için gerekli olan finansman desteğini de buldu. Canaydın toplantıya ev sahipliği yapan Kaya Ramada Oteli'nin sahibi Burhanettin Kaya'yı, Hamit'in transferinde sponsor olma konusunda ikna etti. Kaya Otelleri'nin sahibi Burhanettin Kaya ile ayrıca Galatasaray ve Schalke kulüplerinin gelecek yaz Bolu'da yapmayı planladıkları ortak kampın masraflarını üstlenmeyi kabul etti. Schalke Başkanı Rehberg her yönden çok yararlı geçen toplantı öncesinde Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın'a Hamit'in formasını hediye etti.
Servet de Zenitli oluyor
Sivasspor'un milli futbolcusu Servet Çetin'i Rusya'nın Saint Petersburg kentinin Zenit takımının resmen istediği bildirildi. Teknik Direktör Bülent Uygun, Galatasaray'ın da peşinde olduğu futbolcuları Servet Çetin'i, Fatih Tekke'nin forma giydiği Rusya'nın Saint Petersburg kentinin Zenit takımının resmen istediğini, iki kulüp arasında görüşmelerin sürdüğünü açıkladı. Servet, Zenit'le anlaşırsa Fatih Tekke ve CSKA Moskova'ya transfer olan Caner Erkin'den sonra Rusya Birinci Ligi'nde top koşturan üçüncü Türk futbolcu olacak. Bu arada Sivasspor iki sezondur kadrolarında yer alan Dos Santor Anderson'u, Çaykur Rizespor'a verdi.
17.01.2007
Labels: Galatasaray, Hamit Altintop, Kaya Otelleri, Ozhan Canaydin, Schalke
11 Ocak 2009 Pazar
Tokat

Hayir kupa macindan bahsetmeyecegim... Fener 3'te 3 yapmis, Tokat'i deplasmanda yenmis... Normal.
Asil mac 0 meridyeninde oynandi...
Kilo verdim vereli iki haftada bir hasta haldeyim... Cuma'dan beri yataktan kalkamaz oldugumdan "en azindan mac izlerim" avuntusuyla dolaniyordum... Dunku Besiktas maci felaketti; bugunku Manchester - Chelsea macina baglamistik umudu...
Beklenen oldu, hasta halimle 12 saat uyuyunca maci kacirdim, lakin yazilip cizilene gore, Sir Alex Scolari'yi fena tokatlamis...
Vidic, Rooney ve Berba'nin golleriyle 3-0 yenmekle kalmamislar; bu hafta Stoke'u gecemeyen Liverpool sayesinde, lider olma sansini da ele gecirmisler...
Bu sene de "sampiyon belli, ikinci kim olacak"...
Labels: Chelsea, EPL, Fenerbahce, Manchester United, Turkiye Kupasi
9 Ocak 2009 Cuma
Ac kalan tavuk
Labels: Manchester City
Baska bir sey dileseymisim....
Labels: Aydin Karabulut, Besiktas, Bursaspor, Yusuf Simsek
8 Ocak 2009 Perşembe
Resmi Bobi
Bobiler'deki Guiza'yi Huzne Bogmaca konusuna fenerbahce.org'dan misilleme gelmis:
Resmin ilisigindeki roportajda "Bakmayın siz ilk yarıya. Alışma dönemi bitti. Oklarımı ikinci yarıya sakladım." diye buyurmus muhterem. Usenmeyip boynuna sahici bir atki asaydin be Guiza. Photoshop'un kadar inandiricisin...
Labels: Bobiler, Daniel Guiza, Fenerbahce, Photoshop
7 Ocak 2009 Çarşamba
Cagdisi yenilik...
Labels: Besiktas, Mustafa Denizli, Total Football
5 Ocak 2009 Pazartesi
Marek Hamsik
Labels: Marek Hamsik, Napoli
Frost/Nixon
4 Ocak 2009 Pazar
Son mohikan
Labels: Yusuf Simsek
L'Equipe XI
Bosmanima gel...
Koprusel
Her firsatta cok paralari oldugunu belirtmekten hoslanan Manchester City'nin yeni sahipleri, bu sefer aciklanmayan bir ucret karsiliginda Wayne Bridge'yi Manchester'a getirdiler.
Labels: Chelsea, Manchester City, Wayne Bridge










