
13 mac oldu... Manchester Untied gol yemedigi 13 macta 11 galibiyet 2 beraberlik cikardi...
11 galibiyetin 8'i 1-0...
Sampiyon belli, ikinci kim?
8 Şubat 2009 Pazar
Kolay degil...
Labels: Edwin Van der Sar, Manchester United
Kaptan gitti...

Arsenal'in efsane kaptani futbolu biraktiktan sonra, ilk olarak Wycombe Wanderers'in basina gecmis, ardindan da Arsenal'in teknik kadrosuna katilmisti...
4 ay once Portsmouth'un basina geldiginde ilerisi icin umutluydu Tony. Defoe-Crouch forvet ikilisine cok guveniyor; Ingiltere liginin en cok "clean sheet"ine sahip olan kalecisi James'e sirtini dayiyordu...
Daha dun yazdigim macta, Liverpool'a kok sokturmus; ama maglubiyeti engelleyememisti. Bu maglubiyetle ligin son siralarina demir atan Portsmouth yoneticileri dusme korkusunu hissedince careyi Adams'i gondermekte buldular.
Bugun itibariyle Tony bosta...
Yerine gececek isimler hakkinda spekulasyona basladi bile Ingiliz medyasi. Adaylar Avram Grant ve Alan Curbishley... Bakalim, gorelim...
Labels: Arsenal, Portsmouth, Tony Adams
Becks dondu...

Milan'da o eski gunlerine geri donebilecegini gosteren Becks'i, Fabio da bos gecmedi ve ayin 11'inde Ingiltere'nin Ispanya'da oynayacagi mac icin David'i kadroya aldi.
Becks eger 11 Subat'ta forma sansi bulursa, 108. macina cikacak ve en cok milli olan Ingilizler siralamasinda Bobby Moore ile 2. sirayi paylasacak...
125 macla siralamanin tepesinde yer alan Peter Shilton'u gecmesi icin Milan'da en az bir sezon daha ust duzey top oynamasi ve Guney Afrika 2010'a gitmesi gerekiyor...
Su istahi devam ederse, neden olmasin?
Labels: David Bechkam, Fabio Capello, Ingiltere
7 Şubat 2009 Cumartesi
Umit Milli

Fotograf sacma sapan bir Turk dizisinden (kadrajin bence en cok dikkat ceken yerinin ondeki tombalagin sag ayagi olmasi ruh halimi ele verir cinsten).
Asil olaya gelince; Umit Milli takim kadrosu aciklanmis. Kadronun yarisindan fazlasini canli izlemedim - onumuzdeki gunlerde ufak ufak tanitmaya calisirim herhalde...
En cok ilgimi ceken isim daha bir kac gun once Keyif Arasi Ozel'de bahsettigim Aykut Demir oldu (okumak icin asagidaki "keyif arasi ozel" tagine basmak yeterli)...
Iste kadro:
Kaleciler: Volkan Babacan (Fenerbahçe), Sinan Bolat (Standard Liege), Cenk Gören (Denizlispor), Onur Recep Kıvrak (Trabzonspor)
Savunma: Tuncay Acar (SV Wehen Wiesbaden), Yiğit İsmail Gökoğlan ((Manisaspor), Arda Yavuz (Hacettepe), Aykut Muhammet Demir (SC Excelsior), İhsan Kalkan (SC Vern), Abdullah Karmil (Trabzon Karadenizspor), Serdar Kesimal (FC Köln), Emre Özkan (Eskişehirspor), Mahmut Tekdemir (İstanbul Büyükşehir Belediyespor), Alparslan Erdem (Galatasaray), İsmail Köybaşı (Gaziantepspor), Ferhat Bıkmaz (Hannover 96), Hasan Ali Kaldırım (FC Kaiserslautern)
Orta Saha: Ahmet Arı (Gaziantepspor), İsmail Baydil (Denizlispor), Aydın Yılmaz (Galatasaray), Deniz Yılmaz (Bayern Münih), Soner Aydoğdu, Seçkin Getbay (Gençlerbirliği), Murat Ceylan (Gaziantepspor), Fuat Kalkan (Tennis Borussia Berlin), Serkan Şahin (FC Basel), Tunay Torun (Hamburger SV), Serhat Yapıcı (Hacettepe), Ferhat Kiraz (Karşıyaka), Guido Koçer (Hansa Rostock)
Forvet: Tevfik Köse (Kayserispor), Mustafa Pektemek (Gençlerbirliği), Turgut Doğan Şahin (Samsunspor), Ömer Şişmanoğlu (FC Sankt Pauli), Tufan Tosunoğlu (Kickers Offenbach), Sercan Yıldırım (Bursaspor)
Labels: Keyif Arasi Ozel, Umit Milli Takim
Haftasonu

Evde oturup hafif depresif takilinca en keyifli sey futbol...
Sabah oncelikle Aston Villa - Blackburn Rovers macinin ikinci yarisini izleyerek basladim gune. EPL'nin bu seneki suprizlerinden biri Villa... Keyifli oynuyorlar; ozellikle Ashley Young gercekten zevk veriyor... Son dakikada hakettikleri 2. golu buldular ve maci 2-0 aldilar. Ikinci yarida oyuna giren Tugay sahada cok bir varlik gosteremedi- yine de saygim buyuk...
Hemen ardindan Portsmouth - Liverpool maci vardi televizyonda. Ilk yarisi cok baygin gecmis olacak ki, 5. dakikasinda uyumus, 55. dakikasinda uyanmisim... Sonrasi ise bildigin muhtesemlik. Son 5 dakikaya 2-1 onde giren Portsmouth; once Kuyt'un imkansiz acidan attigi golle beraberlige razi olur hale geldi; ardindan Torres'in kafasi, James'in caresizligi ile birlesince puansiz ayrildi staddan. Mac Portsmouth'un hakkiydi demiyorum; lakin, su mac Liverpool'a milat olabilir... Ha sene sonu sampiyon yine Manchester ama, eger bir mucize olursa; herhalde en cok bu mac hatirlanir...
EPL'den Serie A'ya gectik... Mac Milan - Reggina olunca, en azindan Beckham'i izleyelim diye oturduk ekranin basina... Lakin, keyifsiz gecen gecenin sabahi olunca, yine uykuya dalmis yorgun bunye... Yarim yamalak izleyebildim maci. Gorduklerim icinde sadece Beckham'in futbol istahi ve Milan'in kadrosunun yasliligi gozume carpti. Mac da siradan bir sekilde 1-1 bitti. Hos toplasan 20 dakika izleyememisimdir, o ayri husus...
TSL'deki maclari kacirdim bugun - ne Galatasaray'in ne de Sivas'in macini izleyebildim... Galatasaray'in puan kayiplari inanilmaz bir hizla ilerliyor. Fiksturleri de ters gelince aslinda cok beklenmedik bir husus degil (inanilmaz ama aslinda beklenen bir husus?). Sivas ise Mehmet Yildiz'in yoklugunu aramamis olacak ki Kocaelispor'u 2-0 yenmis. Gorunen o ki bu sene kume dusenler simdiden belli: Hacettepe, Kocaeli ve Ankaragucu bu sene ligde tutunamazlar. Umit Kayihan'i gonderen Denizli'nin ufak da olsa bir sansi var...
Yarinki durumumu bilemiyorum - keyfim hafif yerine gelmisken kendimi disari atabilirim sabahtan (Avrupa'nin aksamina denk geliyor). Besiktas'in maci bu diyarlarda sabah 5'te oynandigindan benim icin skordan ibaret olacak...
1-0 olsun bizim olsun mantigi...
KA Ozel: 2006 U19 Milli Takimi - Son Bolum

Blog postunun son bolumune hos geldiniz... Ask acisi ceken su salak yazar kulunuz bu ara bloga pek zaman ayiramiyor; ama sizlerden uzak durmak da keyifli degil (destek commentlerine simdiden selamlar, sevgiler - su yasa geldik halen ask acisi ha...)
Forvet hatti ile turumuzu bitirelim...
Arda Turan (Galatasaray) Cok bir sey yazmaya gerek yok. U19 takiminda forvet hattinda yer alan Arda; bugun Turkiye'nin en buyuk kozu haline gelmis durumda. Hem yetenegi, hem futbol zekasi, ustune de gosterdigi performansla herkesin begenisini kazanmis bir isim. Avrupa kesin, hangi takim olacagini simdilik kestiremiyorum.
Ilhan Parlak (Kayserispor) Genc yasinda Kayseri'de oynarken cok goze batmisti Ilhan. U19'da ve Kayseri'deki performanslari kendisine Fenerbahce'nin kapilarini acti. Lakin, transferinden sonra bir turlu forma sansi bulamadi... Halen herkesin aklinda "bir Ilhan vardi, ne oldu ona" sorusunun hedefidir(Besiktas'li Ilhan en son mankenlik yapiyordu; o degil bu sorunun subjesi). Bu gidisle "Anadolu golcusu" olma yolunda hizli adimlar atiyor. Gokhan Gulec v2'likten kurtulabilmesini dilerim...
Mevlut Erdinc (FC Sochaux) Halen Sochaux'ta; ciktigi 60 macta 21 gol atmis; Fransa liginin kalburustu forvetlerinden biri haline gelmis... Milli takim kariyeri o kadar da parlak degil; ozellikle Euro 2008'de beklentilerin cok altinda kaldi. Surekli gazetelerde 3 buyuklerle ilgili haberleri cikiyor: gelmesi cok da supriz olmaz aslinda. Benim begenmedigim tipte forvet olmasi nedeniyle, Fenerbahce veya Galatasaray yolunu secmesini temenni ediyorum...
Kenan Ozer (Besiktas) Besiktas'in alt yapisindan geldikten sonra A takimla da bir kac maca cikma sansi bulmustu Kenan. Kibris dogumlu Kenan once Karsiyaka'ya kiralandi; arindan da 2007 sezonunda serbest kalarak Kayseri Erciyesspor ile sozlesme imzaladi. Bu sene Erciyes'in bir cok macinda gorev yapan Kenan'in 6 golu de var. Besiktas'in hazirlik maclarinda fuleli kosulariyla iyi bir izlenim birakan Kenan, bir turlu sans bulamayarak siradan bir TSL/Bank Asya Ligi topcusu olma yolunda ilerliyor.
Bu yazi dizisi de burda son bulsun efendim. Ilerde yine ufak calismalar ile gelirim karsiniza... Simdi gecenin 3'unde su yazar kulunuz biraz kosesine cekilip yalniz kaliyor efendim... Selamlar.
Labels: Keyif Arasi Ozel
5 Şubat 2009 Perşembe
7 Numara Insanin Kendine Yakisani Giymesidir

"Kaka mi Ronaldinho mu daha iyi şutördür?" anketine %73 gibi ezici bir cogunluk Kaka diyerek yanlış cevap verdi. Bu sefer daha kolay yerden soruyoruz. Gunlerdir blog ortamlarinda yukaridaki fotograf turluyor. Biz de alakali anketi acalim tam olsun. Yukaridakilerden hangisi efsanevi Manchester 7 numarasini en cok ustune yakistirdi?
Best
Robson
Cantona
Beckham
C. Ronaldo
Ilk oyu ben atarak kopya da veriyorum artik. Sag ust koseden devam...
Futbolu ozlemis cocuk...

Buralara geldiginde "Amerika'ya futbolu sevdirecegim" diyerek gelmisti...
250 milyonluk bir transferden bahsederken, olayin "tamamen duygusal" oldugunu bilmeyen yoktu.
Lakin bu aralar ilginc bir olay oluyor. Rossoneri'nin 32 numarasi hem iyi oynuyor, hem Milan'a hayat, hem de seyredene zevk veriyor.
Bugunku aciklamasi: "Milan'da kalmak istiyorum". LA Galaxy buna nasil cevap verir bilinmez, ama bu kadar net tavrini ortaya koymus bir adamin, bu sene Amerika'ya doneecgini hic sanmam...
Not: En taninmis oyuncunun Freddy Ljunberg oldugu bir lig haline geldi MLS. Gecmisler olsun efendim...
Not2: Bu hadise, benim yine de en azindan bir Seattle Sounders macina gidecegim gercegini degistirmiyor...
Labels: A.C. Milan, David Beckham, MLS
KA Ozel: 2006 U19 Milli Takimi - 3. Bolum

Orta saha ile devam edelim...
Serdar Ozkan (Besiktas) Daha universite yillarimda, bu cocugun antremanlarini izleyip "PAFta Serdar diye bir cocuk var; super topcu olacak" diye etrafimdakilere soyluyordum (ikinci bir isim olarak Umit Aydin'i veriyor, onda yaniliyordum). Buyudu, "super" olmasa da "iyi" topcu oldu. Bu aralar pek bir celimsiz gibi gelse de, Antalyaspor'a kupada attigi golle kumasinin iyi oldugunu bir kez daha hatirlatti. Birazcik guclenirse Super Lig'de daha uzun seneler oynar. Avrupa... Bilemedim.
Enis Kahraman (Trabzonspor) Trabzonspor alt yapisindan yetisti, A takimda kendine yer bulamadan once Akcaabat Sebatspor'a; ardindan da Alanyaspor'a kiralandi. Bu sezon 2 golu var; ama kariyerine bakilirsa 87 dogumlu Enis'in TSL'de oynamasi bayagi zor...
Gurhan Gursoy (Fenerbahce) 2004'te Adanaspor'dan transfer edildiginde henuz 17 yasindaydi. Bir donem genc milli takimin yarisini toplayan Fenerbahce'nin en cok gelecek vaadeden topcularindan biriydi. Sivasspor'da kiralik gecirdigi yillarin ardindan Fenerbahce'ye dondu. Fizigi cok guclu olmasa da, teknigi ile bir cok acigini kapatabilen, kumasi iyi bir topcu. Bu sene Fenerbahce formasiyla sadece 3 maca cikmis olsa da, ilerde iyi bir ilk 18 oyuncusu olur.
Mehmet Guven (Galatasaray) Adasi Topal cok daha on planda olsa da, Mehmet Guven'in Galatasaray'da sikca forma giyememesinin tek nedeni orta sahadaki bolluk. Mehmet Topal, Baris ve Ayhan'dan firsat buldukca gorduklerimize bakarsak bayagi iyi bir futbolcu olacak kapasiteye sahip. O kalitesini sahaya yansitmayi basarirsa onumuzdeki senelerde ismi sikca gecmeye baslar - aksi halde Anadolu'da muadili pek bol...
Aydin Yilmaz (Galatasaray) U19 yillarinda da saci uzun muydu hatirlamiyorum, lakin benim begendigim tur "hizli ve teknik" futbolcunun taniminda kullanilacak kadar hizli; bir o kadar da teknik. Uzaktan sutlari da isabetli olan Aydin'in tek handikapi, bu sene bolgesinde Arda ve Kewell'in bayagi iyi maclar cikarmasi. Avrupa'da herhangi bir kulupte oynayabilecek altyapiya sahip; tek dezavantaji devamliliginin olmamasi ve halen "ciliz" diye tabir edilebilecek bir fizige sahip olmasi. Adimlarini duzgun atarsa "Tuncay'in top oynamayi bileni" kivamina yaklasir.
Cafercan Aksu (Galatasaray) Galatasaray'in formasini terleten "xCan"larin Cafer olani... Galatasaray formasiyla bir elin parmaklariyla sayilacak kadar maca cikmasina ragmen, kiralik gittigi IBB, Orduspor ve Gaziantep Belediyespor'da (hani Besiktas'in kupadaki grubunda olan takim) iyi bir oyuncu oldugunu gosterdi. Umit milli takimin gediklisi, Galatasaray PAF takiminin onemli urunlerinden biri. Yasitlari Arda ve Serdar Ozkan kadar olmasa da, Galatasaray'a dondugunde kadroya girebilecek kapasitede bir oyuncu.
Baris Atas (Diyarbakirspor) 2005'te Diyarbakirsporla 5 yillik sozlesme imzaladiginda "yorenin cocugu, gelecek vaadediyor" gaziyla bayagi bir ilgi odagi olmustu. U19'a secildiginde "Artik 1. ligde oynar" deniyordu... Halen Diyarbakirspor formasi altinda Bank Asya 1. lig'de top oynamaya calisiyor. Bu sene forma bulmakta zorlanan Baris, Bank Asya 1. ligi ile TSL arasinda gidip gelecek bir profil ciziyor.
Son bolum: Forvet hatti
Labels: Keyif Arasi Ozel
4 Şubat 2009 Çarşamba
3 Şubat 2009 Salı
KA Ozel: 2006 U19 Milli Takimi - 2. Bolum

Sirada defans blogu var...
Mehmet Seyfettin Sedef (Besiktas): Benim en begendigim PAF oyuncularindan olan Mehmet, PAF takiminda 10 numara, A takimda sol bek, on libero ve sol acik olarak denenmek suretiyle kafasi karistirilarak, siradan bir oyuncu haline gelmisti. Bu sezon Feyyaz Ucar'in Altay'inda, Bank Asya liginde mucadele ediyor. Seneye Besiktas'a dondugunde basta Denizli olursa, 18'e girmesi hayli zor.
Serdar Kurtulus (Besiktas) Bursaspor'dan geldiginde cok gelecek vaadediyordu. Tigana'nin sisteminde on liberoda harika oynarken kotu bir sakatlik gecirdi. Bir ara milli takima kadar yukselse de, bu aralar dusus icerisinde... Zan formunu devam ederse, Zapo sag beke cekilir, Kurtulus'a da yedek benchi duser.
Emre Karaman (Giresunspor) Canli olarak hic izlemedigim bir isim. Valide Sultan'in memleketinin cocugu; bugunlerde Gaziosmanpasa formasi ile TFF 2. Ligde oynuyor. Giresunspor tarafindan 6 aylik kiralik olarak gonderilen Emre; 87 dogumlu olmasina ragmen pek de parlak bir kariyere sahip olacakmis gibi durmuyor.
Ferhat Oztorun (Galatasaray) 2005-06 sezonunun Fenerbahce derbisinde Gerets oynattigi icin bir anda gundeme dusen, 4-0 kaybettikleri macta devre arasinda oyundan alinan Ferhat'tan bir daha hayir gelmedi. Hakan Balta transferinde takas olarak kullanilan Ferhat; halen Manisaspor formasiyla Bank Asya liginde top oynuyor. TSL'de ortalama bir takimda rahatlikla oynayabilecek olsa da, bir daha 3 buyuklerden bir takima donemez gibi durmakta...
Aykut Demir (NAC Breda) NAC Breda tarafindan Excelsior'a kiralik olarak gonderilen 88 dogumlu Aykut, ayni takimda 2. sezonunda daha fazla gorev yapmaya basladi. Eredivise'deki ilk gollerine bu sezon kavusan Aykut, Umit Milli takima da zaman zaman cagiriliyor. Gurbetci duskunu takimlardan Besiktas ve Galatasaray takibinde.
Yarin: Orta Saha...
Labels: Keyif Arasi Ozel
Allah akil fikir vs...
"Bu arada kış geliyor. Sürücüleri kar lastikleri almaları için uyarıyorum"
Ingiltere'de 2 gun kar tatiline hamasi bakis

Saha soguktan beton gibiyse bize ne? Sivas'taki, Kayseri'deki futbolcular insan degil mi? Illa isitma mi olmasi lazimmis sahada. Arsenal artistlik yapmasin, ciksin oynasinlar. Nasri'nin de Ugur Ucar gibi dizi parcalanirsa kader kismet deriz.
Labels: Arsenal, Premier League
2 Şubat 2009 Pazartesi
Oh be...

"En kotu saklanan transfer sirri" en sonunda hayat buldu...
Andrei Arshavin, Arsene'in Arsenal'ine bugun itibariyle transfer oldu. Nuh'cu Zenit, en sonunda Andrei'yi paslandirmak yerine, 15 milyon'u kasasina koymayi tercih etti...
Fabregas'in sakatliginda, Rosicky'nin eksikliginde orta sahanin dinamosu olacagi kesin... Onlar dondukten sonra da is yapar suphesiz...
Andrei ile yapilan bir roportajdan ufak not: Barcelona taraftari olan kardesimiz, yillarca Football Manager (veya gonullerdeki adiyla CM) oynamayi pek sever; her seferinde de Barca'yi secermis... Severim seni Arsho...
Not: Zenit'ten ayrilacak bir sonraki isim buyuk ihtimallde Danny olacaktir... Buyuk ihtimalle Manchester yolunu tutar...
Labels: Andrei Arshavin, Arsenal, Arsene Wenger
Iyi oyuncu aslinda...

Sezon basinda "Jo iyi transfer arkadas" diye dusunmustum... Ozellikle Robinho ile iyi bir ortak olacagini, Jo'nun indirip, Robinho'nun vuracagini hayal ediyordum...
Olmadi, kumas tutmadi...
Jo, sezonun geri kalani icin Everton'un yolunu tuttu. Toffee'lerin iyi bir forvete ihtiyaci vardi; iyi oynasalar da kale onunde pek de saglam degillerdi. Bakalim hava degisimi nasil gelecek...
Labels: Everton, Jo, Manchester City
1 Şubat 2009 Pazar
KA Ozel: 2006 U19 Milli Takimi - 1. Bolum

Genc futbolcuya olan duskunlugum blogu takip edenler tarafindan bilinir... Arda'nin bir roportajinda "Benimle birlikte genc takimlarda oynayan arkadaslar bugun milli takimda yoklar" diyince, aklima bir fikir geldi...
Ustteki fotograf, 2006 U19 Avrupa Sampiyonasina giden (ve Ispanya'ya playofflarda yenilip elenen) Milli Takimin kadrosu...
Onumuzdeki gunlerde, bu kadrodaki cocuklarin simdi neler yaptiklarina bakacagiz...
Ilk once: Kaleciler...
Volkan Babacan (Fenerbahce): Adasinin bipolar performanslari nedeniyle (ben hayatimda bu kadar "mac cevirebildigi kadar mac kaybettiren" bir kaleci gormedim arkadas) arada sirada Fenerbahce kalesinde gorev almaya basladi. Yanilmiyorsam, bu sene ligde de bir kac mac forma giydi... Cok ozelligini goremedik, ama Super Lig'de orta siralardaki bir takimin kalesini cok rahatlikla emanet edebilecegi bir kaleci...
Serkan Boydak (Besiktas): Besiktas formasiyla ilk 18'e bile giremediginden eminim... TFF raporlarina gore PAFta 37 maca cikmis Serkan; bugunlerde Adiyamanspor formasini terletiyor. TFF 2. Ligde oynayan Adiyamanspor'un 4 macinda sahaya cikmis... Gelecegi pek de parlak gozukmuyor...
Yarin: Defans
Labels: Keyif Arasi Ozel, U19 Milli Takimi
Haftasonu...

Hafasonu sirti basket sahasinda birakinca butun gun futbol izleme sansi buldum... Aklimda kalanlar...
Manchester United - Everton macini izledim - futbolun ne oldugunu hatirlamak icin arada bir EPL maci izlemek onemli. Manchester bu senenin tartismasiz sampiyonu (bahis sitelerinde hala para yatirabiliyor muyuz?); dunyada butun takimlar bir yerde, Barcelona ve Manchester baska bir yerde olmali...
Barcelona demisken... Messi 5000. golu atti... Bayagi da yakisti kardesime... (Fener'in X'inci golu Uche'den gelmisti; ona da sevinmistim...)
Fenerbahce yine yeni yeniden evinde puan kaybetti... Gaziantep Tabata and Co. halinde yine iyi top oynuyorlar... Forvetleri Beto biraz daha hareketli olsa, bugunku maci alirlardi...
Fenerle puanini esitleyen Besiktas yine kotu bir oyunla galip gelebildi. Takimda bir isik yok, benim gibi romantikler arada bir Yusuf'un bilek hareketlerinde heyecanlanmak istiyor, ama nereye kadar...
Galatasaray ve Trabzonspor haftayi kayipsiz kapadi... Nonda'nin golu Tello'nunki ile yarisir guzellikte (yazar kulunuz Tello'nunkini tercih ediyor)...
Ankaragucu ve IBB bu senenin dusmeye en yakin isimleri... Batugol 2 gol atti diye bu aralar mansetlere cikabilir, ama atis bicimine bakinca ben pek de heyecanlanmadim. Ayni macta Youla'nin 3 gol attigini da unutmayalim...
Kapanisi Amerikan futbolu ile yaptik bu haftasonu... Macin en keyifli aninin bitiminde baslayan The Office ozel bolumu olmasi; bu spora ilgimi anlatir...
Super kase...

Az once sonuclandi...
Burada 8. senemi deviriyorum, halen sporlarina isinamadim ama su hadisenin takip edeni cok...
NFL'de oynayan tek Turk'un Pittsburg formasi giydigini ogrenince 20 dolarina bahse girmistik...
Bu ara gonul islerinde tadimiz hic yok; ama en azindan iki oglen yemegini cikardik...
Mac sonucu: Pittsburg 27 - Arizona 23
Labels: Amerikan Futbolu
Delgado, Ulker, Tupcu...

Bilal Mese'nin yazilarini pek okumam; ama en azindan gozumde yeri Ismail Er'in bir kademe ustudur (ustu kapali kufur gibi oldu bu).
Yazdigina gore, Delgado'nun sakatligi kariyer bitiren cinsten...
Internette ufak bir arastirma yapinca, bahsi gecen rahatsizligin, eklemlerde olusan kikirdak eksikligi oldugu ortaya cikiyor...
Isin doktoru degiliz (deli bir doktor vardi, istatistige vermisti kendini, ne oldu ona?); ama ates olmayan yerden duman cikmaz hesabi; bu isin altinda dogruluk payi var gibi duruyor...
Durup dururken Besiktas niye Delgado'nun bonservisini Ulker'den aldi diye soruluyordu gunlerdir...
Buyrun efendim cevabini...
Labels: Besiktas, Matias Delgado, Ulker
Raja vs Rafa

Su blogun yazarlarinin bir hususta anlastigi daha gorulmemistir...
Is tenise gelince de durum farkli degil...
Bendeniz senelerdir siki bir Raja taraftariyken; populist, bloglarin Mehmet Barlas'i Magripli kas yigini Rafa'nin pesinde...
Ha, Rafa'yi sever miyiz? Severiz... Nasil Agassi'yi tutarken, Sampras'i, Kafelnikov'u severdik; aynen oyle...
Is ciddiye binince, once Agassi, once Federer....
Labels: Australian Open, Rafael Nadal, Roger Federer


